<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[MediFORUM - Türkiye'nin sağlık forumu - Hekim]]></title>
		<link>https://mediforum.net/</link>
		<description><![CDATA[MediFORUM - Türkiye'nin sağlık forumu - https://mediforum.net]]></description>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2026 17:34:38 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Emrullah Beyazyıldız Patoloji videoları]]></title>
			<link>https://mediforum.net/konu-emrullah-beyazyildiz-patoloji-videolari.html</link>
			<pubDate>Tue, 20 May 2025 23:09:28 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://mediforum.net/member.php?action=profile&uid=3748">Drtuna</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://mediforum.net/konu-emrullah-beyazyildiz-patoloji-videolari.html</guid>
			<description><![CDATA[Hocalarım merhabalar. Elinde Emrullah Beyazyıldız Patoloji Videoları ve Kitap pdf olan biri bana iletebilir mi? Çok acil lazım]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hocalarım merhabalar. Elinde Emrullah Beyazyıldız Patoloji Videoları ve Kitap pdf olan biri bana iletebilir mi? Çok acil lazım]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Gebelik testi için dahiliyeye gitsem tahlil yapar mı?]]></title>
			<link>https://mediforum.net/konu-gebelik-testi-icin-dahiliyeye-gitsem-tahlil-yapar-mi.html</link>
			<pubDate>Sun, 22 Dec 2024 22:37:54 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://mediforum.net/member.php?action=profile&uid=3664">4thfire</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://mediforum.net/konu-gebelik-testi-icin-dahiliyeye-gitsem-tahlil-yapar-mi.html</guid>
			<description><![CDATA[18 yaşındayım (yeni doldurdum) gebelik şüphem var ancak idrar testlerine güvenmiyorum, anneme de kadın doğumdan sıra almam konusunda bahane bulamam benimle gelir. Dahiliyeden sıra alacağım, mide bulantısı var regl olamadım dersem beta hcg ye bakar mı acaba? Yoksa kadın doğuma yönlendirip sıkıntı mı çıkarır? Bilen birisi yanıtlarsa sevinirim. Veya doktora doğrudan söylesem?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[18 yaşındayım (yeni doldurdum) gebelik şüphem var ancak idrar testlerine güvenmiyorum, anneme de kadın doğumdan sıra almam konusunda bahane bulamam benimle gelir. Dahiliyeden sıra alacağım, mide bulantısı var regl olamadım dersem beta hcg ye bakar mı acaba? Yoksa kadın doğuma yönlendirip sıkıntı mı çıkarır? Bilen birisi yanıtlarsa sevinirim. Veya doktora doğrudan söylesem?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kemoterapi çeşitleri ve kanser tedavi yöntemleri nelerdir]]></title>
			<link>https://mediforum.net/konu-kemoterapi-cesitleri-ve-kanser-tedavi-yontemleri-nelerdir.html</link>
			<pubDate>Sat, 26 Nov 2022 20:06:36 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://mediforum.net/member.php?action=profile&uid=2755">Beyzanur</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://mediforum.net/konu-kemoterapi-cesitleri-ve-kanser-tedavi-yontemleri-nelerdir.html</guid>
			<description><![CDATA[Kemoterapi çeşitleri ve kanser tedavi yöntemleri nelerdir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kemoterapi çeşitleri ve kanser tedavi yöntemleri nelerdir]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[doktor bordroları]]></title>
			<link>https://mediforum.net/konu-doktor-bordrolari.html</link>
			<pubDate>Sun, 02 Oct 2022 11:01:01 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://mediforum.net/member.php?action=profile&uid=2540">doktoraday</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://mediforum.net/konu-doktor-bordrolari.html</guid>
			<description><![CDATA[forumdaki doktorlarımız, bordrolarını paylaşabilir mi? mezun olduktan sonra ne kadar alınabiliyor merak ediyorum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[forumdaki doktorlarımız, bordrolarını paylaşabilir mi? mezun olduktan sonra ne kadar alınabiliyor merak ediyorum.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İzmir'de doktora şiddet]]></title>
			<link>https://mediforum.net/konu-izmir-de-doktora-siddet.html</link>
			<pubDate>Sun, 27 Mar 2022 11:52:51 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://mediforum.net/member.php?action=profile&uid=8">Darkwatch</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://mediforum.net/konu-izmir-de-doktora-siddet.html</guid>
			<description><![CDATA[İZMİR'in Bornova ilçesindeki Türkan Özilhan Devlet Hastanesi'nde görevli doktor Ümit Kağan Arpacı, polis nezaretinde adli muayene için getirilen 2 şüphelinin saldırısına uğradı. Şüphelilerden biri masanın üzerindeki kullanılmış iğne uçlarının biriktirildiği tıbbi atık kutusunu Arpacı'ya fırlatırken, diğeri ise önündeki masayı tekmeleyerek kolundan yaralanmasına neden oldu.<br />
<br />
Bornova İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, işledikleri bir suç nedeniyle aranan Ö.Ü. ve C.Ç.'yi yakaladı. Gözaltına alınan 2 şüpheli, dün saat 20.30 sıralarında, sağlık kontrolü için Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne getirildi. Nöbetçi Dr. Ümit Kağan Arpacı (53), şüphelilerden sağlık kontrollerini yapabilmek için üzerlerini çıkarmalarını istedi. İddiaya göre, iki şüpheliden Ö.Ü., perdeli alan yerine acil servisin ortasında montunu çıkarınca Dr. Arpacı tarafından uyarıldı. Uyarı üzerine sinirlenen Ö.Ü., küfür edip, Dr. Arpacı ile arasında bulunan masaya tekme attı. Savrulan masa Dr. Arpacı'nın sol koluna çarpıp, yaralanmasına neden oldu.<br />
<br />
Bu sırada diğer şüpheli C.Ç. de acil servisteki kullanılmış iğne uçlarının biriktirildiği tıbbi atık kutusunu alıp, Dr. Arpacı'ya doğru fırlattı. Saçılan iğne uçları Dr. Arpacı ve o sırada acil serviste bulunan diğer kişilere isabet etmedi. İğne uçlarından bazılarının acil servisin duvarına saplanması dikkati çekti. Polis ekipleri, duruma müdahale edip, 2 şüpheliyi etkisiz hale getirdi. Saldırı sonrası 2 gün iş görmez raporu alan Dr. Ümit Kağan Arpacı, şüphelilerden şikayetçi oldu. Yaşanan arbede sırasında acil serviste birçok tıbbi malzeme ve eşyanın zarar görmesi nedeniyle 2 saat hizmet verilemediği öğrenildi.<br />
<br />
'TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ'<br />
<br />
Olayın takipçisi olacaklarını vurgulayan İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çamlı, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "Bizler güvenli koşullarda iyi hekimlik yapmak istiyoruz. Çalışırken ölmek istemiyoruz. Sağlıkta şiddetin durması için yetkililerin çözüm önerilerimizi dikkate almalarını somut adımlar atılmasını istiyoruz" dedi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İZMİR'in Bornova ilçesindeki Türkan Özilhan Devlet Hastanesi'nde görevli doktor Ümit Kağan Arpacı, polis nezaretinde adli muayene için getirilen 2 şüphelinin saldırısına uğradı. Şüphelilerden biri masanın üzerindeki kullanılmış iğne uçlarının biriktirildiği tıbbi atık kutusunu Arpacı'ya fırlatırken, diğeri ise önündeki masayı tekmeleyerek kolundan yaralanmasına neden oldu.<br />
<br />
Bornova İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, işledikleri bir suç nedeniyle aranan Ö.Ü. ve C.Ç.'yi yakaladı. Gözaltına alınan 2 şüpheli, dün saat 20.30 sıralarında, sağlık kontrolü için Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne getirildi. Nöbetçi Dr. Ümit Kağan Arpacı (53), şüphelilerden sağlık kontrollerini yapabilmek için üzerlerini çıkarmalarını istedi. İddiaya göre, iki şüpheliden Ö.Ü., perdeli alan yerine acil servisin ortasında montunu çıkarınca Dr. Arpacı tarafından uyarıldı. Uyarı üzerine sinirlenen Ö.Ü., küfür edip, Dr. Arpacı ile arasında bulunan masaya tekme attı. Savrulan masa Dr. Arpacı'nın sol koluna çarpıp, yaralanmasına neden oldu.<br />
<br />
Bu sırada diğer şüpheli C.Ç. de acil servisteki kullanılmış iğne uçlarının biriktirildiği tıbbi atık kutusunu alıp, Dr. Arpacı'ya doğru fırlattı. Saçılan iğne uçları Dr. Arpacı ve o sırada acil serviste bulunan diğer kişilere isabet etmedi. İğne uçlarından bazılarının acil servisin duvarına saplanması dikkati çekti. Polis ekipleri, duruma müdahale edip, 2 şüpheliyi etkisiz hale getirdi. Saldırı sonrası 2 gün iş görmez raporu alan Dr. Ümit Kağan Arpacı, şüphelilerden şikayetçi oldu. Yaşanan arbede sırasında acil serviste birçok tıbbi malzeme ve eşyanın zarar görmesi nedeniyle 2 saat hizmet verilemediği öğrenildi.<br />
<br />
'TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ'<br />
<br />
Olayın takipçisi olacaklarını vurgulayan İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çamlı, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "Bizler güvenli koşullarda iyi hekimlik yapmak istiyoruz. Çalışırken ölmek istemiyoruz. Sağlıkta şiddetin durması için yetkililerin çözüm önerilerimizi dikkate almalarını somut adımlar atılmasını istiyoruz" dedi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Avrupa’ya giden doktor: Aylık 100 bin lira verseler dönmem]]></title>
			<link>https://mediforum.net/konu-avrupa%E2%80%99ya-giden-doktor-aylik-100-bin-lira-verseler-donmem.html</link>
			<pubDate>Fri, 18 Mar 2022 11:06:28 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://mediforum.net/member.php?action=profile&uid=8">Darkwatch</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://mediforum.net/konu-avrupa%E2%80%99ya-giden-doktor-aylik-100-bin-lira-verseler-donmem.html</guid>
			<description><![CDATA[Türkiye’den Avrupa’ya giden genç bir doktorla konuştuk. Hem isminin hem de bulunduğu ülkenin adının geçmemesini istedi.<br />
<br />
Bu isteğindeki gerekçeyse Türkiye’deki yakınlarının zarar görecek olma ihtimali: “Otokrasiyle yönetilen ülkelerde başlarına bir şeyin gelmeyeceğini kimse garanti edemez.”<br />
<br />
<br />
Sağlıkta şiddet ve mesleğin değersizleştirilmesi doktorun Türkiye’den ayrılma nedenlerinden biri. Ama temel neden farklı: “Toplumun genel olarak bozulması var. Çocuklarıma iyi bir gelecek sağlayamama endişesi var. Bu iş sadece sağlıkla ilgili bir sorun değil. Evet mecburi hizmetlerimde çok şiddete de uğradım ben. Her zaman o kaygıyı yaşıyordum. Yaptığımız işin karşılığını alamıyorduk. Sağlık sistemi tamamen piyasalaştı. Hastalar bize saldırmaya başladı. Bu sadece kişisel bir sebep değildi. Toplum bozuldu ve saçmalamaya başladı bence.”<br />
<br />
<br />
Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) verilerine göre 2021’in ilk dokuz ayında 967 doktor gidecekleri ülkeler için ‘iyi hal belgesi’ aldı. 2012’de bu sayı 59’du. 2019’da 1047’e yükseldi. Son 10 yıl içindeyse toplamda 4 bin 891 genç doktor göç etti.<br />
<br />
Diken’in konuştuğu doktor da 2019’dan göç eden 1047 doktordan biri.<br />
<br />
Gitme kararını, uzmanlık alırken mecburi hizmetten atanınca verdiğini kaydeden genç hekim, şiddet olaylarının ve mesleğin değersizleştirilmesinin yanına bir de her dönemde mecburi hizmet atamalarının ‘bir anlamda sabrını taşıran son damla’ olduğunu söyledi:<br />
<br />
“‘Kesinlikle gitmiyorum. Artık ben bu ülkede doktorluk yapmayacağım’ dedim. Oturdum dil öğrendim, sınavları geçtim. Burada da uzmanlığımı tekrar aldım. Güzelce huzurlu huzurlu yaşıyorum.”<br />
<br />
‘Türkiye bana doktor olmamın bedelini ödetti’<br />
Türkiye’de bu şartlar devam ettiği müddetçe dönmemeye kararlı: “Aylık 100 bin lira (6 bin 120 avro) verseler dönmem Türkiye’ye. Olay ücret değil ki sadece. Ben bu işi para olarak seçmedim zaten. Para olarak seçecek olsam benim lisede okuduğum arkadaşlarım mühendis oldular. Benden çok daha fazla para kazanıyorlar. Ben şöyle bir gençtim lisede, ülkesine ve halkına hizmet etmek isteyen -şu anda baktığımda ne kadar saf olduğumu görüyorum- zaten derdi arkadaşlar safsın diye. Ülkeme insanlara hizmet edeyim, insanlara yardımcı olayım diye ben doktor olacağım dedim. Mühendis de tabii ki hizmet ediyor ama ben insanla çalışmak istiyorum diye bir tercih yapmış oldum. Bana bu seçimimin bedelini ödetti Türkiye. Türkiye bana doktor olmamın bedelini ödetti. Hem iktidar hem muhalefet hem toplum. Herkes.”<br />
<br />
Bulunduğu ülkede en az 70 Türk doktor var. Bununla birlikte tıp fakültesi öğrencileri de doktorlarla irtibata geçerek nasıl Türkiye’den çıkabileceklerini öğrenmeye çalışıyorlar.<br />
<br />
Şu anda öğrencilerin sıkı bir şekilde dil çalıştıklarını belirten doktor, sistemin böyle devam etmesi durumunda göç dalgasının çığ gibi büyüyeceğini söyledi.<br />
<br />
<br />
‘TTB 2007’den beri bağırıyor; birçok arkadaşım inanmıyordu’<br />
<br />
Genç hekim sağlık koşullarında Avrupa’yı ‘cennet’ Türkiye’yi ise ‘cehennem’ olarak niteliyor: “Orada kalıp da bunun mücadelesini verene saygım sonsuz. Ben de oradayken örgütlüydüm mücadele ediyordum Türk Tabipleri Birliği’yle (TTB) ama birçok meslektaşım yoktu o dönemde. Bunu hak ettiler bir anlamda. Çünkü birçoğu örgütsüzlüğe inanıyordu. TTB’yi suçluyordu. TTB 2007’den beri bağırıyor. Ben öğrenciydim o zaman. ‘Bu böyle olmaz sağlık piyasalaştırılıyor, metalaştırılıyor. Bunun sonu kötüdür. Bu sistemsel bir sorundur’ diye. O zamanki doktor arkadaşlar hep ‘TTB terörist, bölücü’ diyordu. Hocalardan duydum ben bunu. Ben o şekilde ülkeyi terk eden birisi değilim ben orada mücadele de ettim.”<br />
<br />
<br />
‘Sağlığı doktorlar değil piyasa yönetiyor’<br />
<br />
Türkiye’nin ‘sağlıkta zaten en kötü günlerini yaşadığını’ söyleyerek “Daha kötü ne olabilir. Zaten en kötüsünü yaşıyor şu anda” dedi: “Sağlık sistematiktir. Devletin yönetebileceği bir şeydir kişilerin değil. O yüzden sağlık yönetimi doktorlara bırakılmalıdır. Ama şu anda doktorlar değil, piyasa ve sermaye yönetiyor Türkiye’de sağlığı. Artık piyasalaştı market neyse hastanede o artık. Doktor da işçi bu kadar basit.”<br />
<br />
<br />
‘Sağlık alınıp satılacak bir şey değil’<br />
<br />
Doktor, sistemin bozulmasının sadece doktorları değil insanları ve sağlıklarını da olumsuz etkilediğini söyledi: “Hastalar gereksiz radyasyon yiyor. Emar, tomografi, kan tahlili yapılıyor. Tıp bu değil ki. Adamın ishali var karnı ağrıyor. Üç gün sonra geçecek. Birincil sağlık basamağının yapacağı iş için gidiyor karın ultrasonları tomografiler çekiliyor. Bir sürü radyasyonu yedi. Gereksiz gitti hastaneye. Bir sürü kaynağı da gereksiz harcadı.<br />
<br />
Sağlık alınıp satılacak bir şey değildi. Doktorlar da işçi değildir aslında. Bu iş sadece sağlık mücadelesiyle kazanılacak bir şey değil. Türkiye toplumu solcularına sahip çıkamamış. Tamamen kapitalizme açmış bütün her yanını. Her yanıyla kapitalist sisteme entegre olmuş. Asıl mücadele buna karşı olmalı.<br />
<br />
‘Özlük hakları verilip çalışma koşullarının düzeltilmesi gerekiyor’<br />
Doktorlara özlük haklarının verilmesi, çalışma koşullarının düzeltilmesi gerekiyor. Eğitim kalitesi artırılmalı. Her yerde mantar gibi tıp fakültesi açtılar. Kalite diye bir şey yok. Mecburi hizmetlerin kaldırılması gerekiyor. Pratisyensin bir mecburi uzmansın bir mecburi, yan dal sınavına girmek için bir mecburi hizmet veriyorlar.<br />
<br />
Türkiye’de dereceye girdik biz. gençliğimi buna feda etmiş bir insanım. Benim için oturup başka bir dil öğrenmek zor değil yani. Bütün eğitimiz hayatı boyunca parmakla gösterilen insanlara kalkıp da sen Afrika şartları sunarsan kaçarlar.”<br />
<br />
<br />
<br />
‘Muhalefet ve hocalar da suçlu’<br />
<br />
Doktora göre tek suçlu iktidar değil: “Toplumun bir karar vermesi lazım. Muhalefet iktidarı suçluyor. Muhalefet de suçlu. Sağlık sistemini bu hale getiren hocalar da suçlu. Piyasa hocalara rüşvet verdi sizin muayenelerinizi kapatmayacağız ama siz de çekilin aradan dediler. Onlar genç doktorları sattılar. Nişantaşı’nda muayenesi olanlar artık patron oldular. Laboratuvarı, hastaneleri var, diyaliz merkezleri var. Artık hoca öğrenci ilişkisi bitti onlar da patron oldular. Sattılar bizi şimdi şikayet ediyorlar ‘Genç doktorlar’ gidiyor diyorlar.<br />
<br />
TTB’ye bölücü diyen hocalar gördüm. Bu işte en iyi mücadele eden TTB. Sağlık metalaştırıldı, doktorlar işçi oldu. Gelenlerin çoğunluğu 45 yaş altı. Sistemi mağdur ettikleri.”<br />
<br />
Genç hekimler: Bir cumhurbaşkanı ülkedeki duruma nasıl bu kadar yabancı olabilir?<br />
Erdoğan, ‘Giderlerse gitsinler’ dediği hekimler için bakanları seferber etmiş<br />
‘Giderlerse gitsinler’ diyen Erdoğan’a hekimlerden cevap geldi: Gidecek olan belli<br />
Hekimlere göre Erdoğan sorunu anlamamış: Zaten genç hekimler gidiyor]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Türkiye’den Avrupa’ya giden genç bir doktorla konuştuk. Hem isminin hem de bulunduğu ülkenin adının geçmemesini istedi.<br />
<br />
Bu isteğindeki gerekçeyse Türkiye’deki yakınlarının zarar görecek olma ihtimali: “Otokrasiyle yönetilen ülkelerde başlarına bir şeyin gelmeyeceğini kimse garanti edemez.”<br />
<br />
<br />
Sağlıkta şiddet ve mesleğin değersizleştirilmesi doktorun Türkiye’den ayrılma nedenlerinden biri. Ama temel neden farklı: “Toplumun genel olarak bozulması var. Çocuklarıma iyi bir gelecek sağlayamama endişesi var. Bu iş sadece sağlıkla ilgili bir sorun değil. Evet mecburi hizmetlerimde çok şiddete de uğradım ben. Her zaman o kaygıyı yaşıyordum. Yaptığımız işin karşılığını alamıyorduk. Sağlık sistemi tamamen piyasalaştı. Hastalar bize saldırmaya başladı. Bu sadece kişisel bir sebep değildi. Toplum bozuldu ve saçmalamaya başladı bence.”<br />
<br />
<br />
Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) verilerine göre 2021’in ilk dokuz ayında 967 doktor gidecekleri ülkeler için ‘iyi hal belgesi’ aldı. 2012’de bu sayı 59’du. 2019’da 1047’e yükseldi. Son 10 yıl içindeyse toplamda 4 bin 891 genç doktor göç etti.<br />
<br />
Diken’in konuştuğu doktor da 2019’dan göç eden 1047 doktordan biri.<br />
<br />
Gitme kararını, uzmanlık alırken mecburi hizmetten atanınca verdiğini kaydeden genç hekim, şiddet olaylarının ve mesleğin değersizleştirilmesinin yanına bir de her dönemde mecburi hizmet atamalarının ‘bir anlamda sabrını taşıran son damla’ olduğunu söyledi:<br />
<br />
“‘Kesinlikle gitmiyorum. Artık ben bu ülkede doktorluk yapmayacağım’ dedim. Oturdum dil öğrendim, sınavları geçtim. Burada da uzmanlığımı tekrar aldım. Güzelce huzurlu huzurlu yaşıyorum.”<br />
<br />
‘Türkiye bana doktor olmamın bedelini ödetti’<br />
Türkiye’de bu şartlar devam ettiği müddetçe dönmemeye kararlı: “Aylık 100 bin lira (6 bin 120 avro) verseler dönmem Türkiye’ye. Olay ücret değil ki sadece. Ben bu işi para olarak seçmedim zaten. Para olarak seçecek olsam benim lisede okuduğum arkadaşlarım mühendis oldular. Benden çok daha fazla para kazanıyorlar. Ben şöyle bir gençtim lisede, ülkesine ve halkına hizmet etmek isteyen -şu anda baktığımda ne kadar saf olduğumu görüyorum- zaten derdi arkadaşlar safsın diye. Ülkeme insanlara hizmet edeyim, insanlara yardımcı olayım diye ben doktor olacağım dedim. Mühendis de tabii ki hizmet ediyor ama ben insanla çalışmak istiyorum diye bir tercih yapmış oldum. Bana bu seçimimin bedelini ödetti Türkiye. Türkiye bana doktor olmamın bedelini ödetti. Hem iktidar hem muhalefet hem toplum. Herkes.”<br />
<br />
Bulunduğu ülkede en az 70 Türk doktor var. Bununla birlikte tıp fakültesi öğrencileri de doktorlarla irtibata geçerek nasıl Türkiye’den çıkabileceklerini öğrenmeye çalışıyorlar.<br />
<br />
Şu anda öğrencilerin sıkı bir şekilde dil çalıştıklarını belirten doktor, sistemin böyle devam etmesi durumunda göç dalgasının çığ gibi büyüyeceğini söyledi.<br />
<br />
<br />
‘TTB 2007’den beri bağırıyor; birçok arkadaşım inanmıyordu’<br />
<br />
Genç hekim sağlık koşullarında Avrupa’yı ‘cennet’ Türkiye’yi ise ‘cehennem’ olarak niteliyor: “Orada kalıp da bunun mücadelesini verene saygım sonsuz. Ben de oradayken örgütlüydüm mücadele ediyordum Türk Tabipleri Birliği’yle (TTB) ama birçok meslektaşım yoktu o dönemde. Bunu hak ettiler bir anlamda. Çünkü birçoğu örgütsüzlüğe inanıyordu. TTB’yi suçluyordu. TTB 2007’den beri bağırıyor. Ben öğrenciydim o zaman. ‘Bu böyle olmaz sağlık piyasalaştırılıyor, metalaştırılıyor. Bunun sonu kötüdür. Bu sistemsel bir sorundur’ diye. O zamanki doktor arkadaşlar hep ‘TTB terörist, bölücü’ diyordu. Hocalardan duydum ben bunu. Ben o şekilde ülkeyi terk eden birisi değilim ben orada mücadele de ettim.”<br />
<br />
<br />
‘Sağlığı doktorlar değil piyasa yönetiyor’<br />
<br />
Türkiye’nin ‘sağlıkta zaten en kötü günlerini yaşadığını’ söyleyerek “Daha kötü ne olabilir. Zaten en kötüsünü yaşıyor şu anda” dedi: “Sağlık sistematiktir. Devletin yönetebileceği bir şeydir kişilerin değil. O yüzden sağlık yönetimi doktorlara bırakılmalıdır. Ama şu anda doktorlar değil, piyasa ve sermaye yönetiyor Türkiye’de sağlığı. Artık piyasalaştı market neyse hastanede o artık. Doktor da işçi bu kadar basit.”<br />
<br />
<br />
‘Sağlık alınıp satılacak bir şey değil’<br />
<br />
Doktor, sistemin bozulmasının sadece doktorları değil insanları ve sağlıklarını da olumsuz etkilediğini söyledi: “Hastalar gereksiz radyasyon yiyor. Emar, tomografi, kan tahlili yapılıyor. Tıp bu değil ki. Adamın ishali var karnı ağrıyor. Üç gün sonra geçecek. Birincil sağlık basamağının yapacağı iş için gidiyor karın ultrasonları tomografiler çekiliyor. Bir sürü radyasyonu yedi. Gereksiz gitti hastaneye. Bir sürü kaynağı da gereksiz harcadı.<br />
<br />
Sağlık alınıp satılacak bir şey değildi. Doktorlar da işçi değildir aslında. Bu iş sadece sağlık mücadelesiyle kazanılacak bir şey değil. Türkiye toplumu solcularına sahip çıkamamış. Tamamen kapitalizme açmış bütün her yanını. Her yanıyla kapitalist sisteme entegre olmuş. Asıl mücadele buna karşı olmalı.<br />
<br />
‘Özlük hakları verilip çalışma koşullarının düzeltilmesi gerekiyor’<br />
Doktorlara özlük haklarının verilmesi, çalışma koşullarının düzeltilmesi gerekiyor. Eğitim kalitesi artırılmalı. Her yerde mantar gibi tıp fakültesi açtılar. Kalite diye bir şey yok. Mecburi hizmetlerin kaldırılması gerekiyor. Pratisyensin bir mecburi uzmansın bir mecburi, yan dal sınavına girmek için bir mecburi hizmet veriyorlar.<br />
<br />
Türkiye’de dereceye girdik biz. gençliğimi buna feda etmiş bir insanım. Benim için oturup başka bir dil öğrenmek zor değil yani. Bütün eğitimiz hayatı boyunca parmakla gösterilen insanlara kalkıp da sen Afrika şartları sunarsan kaçarlar.”<br />
<br />
<br />
<br />
‘Muhalefet ve hocalar da suçlu’<br />
<br />
Doktora göre tek suçlu iktidar değil: “Toplumun bir karar vermesi lazım. Muhalefet iktidarı suçluyor. Muhalefet de suçlu. Sağlık sistemini bu hale getiren hocalar da suçlu. Piyasa hocalara rüşvet verdi sizin muayenelerinizi kapatmayacağız ama siz de çekilin aradan dediler. Onlar genç doktorları sattılar. Nişantaşı’nda muayenesi olanlar artık patron oldular. Laboratuvarı, hastaneleri var, diyaliz merkezleri var. Artık hoca öğrenci ilişkisi bitti onlar da patron oldular. Sattılar bizi şimdi şikayet ediyorlar ‘Genç doktorlar’ gidiyor diyorlar.<br />
<br />
TTB’ye bölücü diyen hocalar gördüm. Bu işte en iyi mücadele eden TTB. Sağlık metalaştırıldı, doktorlar işçi oldu. Gelenlerin çoğunluğu 45 yaş altı. Sistemi mağdur ettikleri.”<br />
<br />
Genç hekimler: Bir cumhurbaşkanı ülkedeki duruma nasıl bu kadar yabancı olabilir?<br />
Erdoğan, ‘Giderlerse gitsinler’ dediği hekimler için bakanları seferber etmiş<br />
‘Giderlerse gitsinler’ diyen Erdoğan’a hekimlerden cevap geldi: Gidecek olan belli<br />
Hekimlere göre Erdoğan sorunu anlamamış: Zaten genç hekimler gidiyor]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[TUS, USML, DUS sınavları için ücretsiz güncel kaynaklar]]></title>
			<link>https://mediforum.net/konu-tus-usml-dus-sinavlari-icin-ucretsiz-guncel-kaynaklar.html</link>
			<pubDate>Wed, 16 Mar 2022 12:49:16 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://mediforum.net/member.php?action=profile&uid=902">MediTus</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://mediforum.net/konu-tus-usml-dus-sinavlari-icin-ucretsiz-guncel-kaynaklar.html</guid>
			<description><![CDATA[Merhaba sevgili hekim arkadaşlar. <br />
<br />
Elimde güncel TUS sınavı kaynakları var, USML ve DUS için de kaynaklarım mevcut.<br />
<br />
Forum bu kaynakları yüklememe izin vermiyor, sorun olur diye. <br />
<br />
Ancak istediğiniz kaynağı bu konu altında yorumlarsanız size ÖM olarak atarım.<br />
<br />
Bu zor günlerden elimden geldiğince yardımcı olmak istedim.<br />
<br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
Arşivim oldukça geniştir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Merhaba sevgili hekim arkadaşlar. <br />
<br />
Elimde güncel TUS sınavı kaynakları var, USML ve DUS için de kaynaklarım mevcut.<br />
<br />
Forum bu kaynakları yüklememe izin vermiyor, sorun olur diye. <br />
<br />
Ancak istediğiniz kaynağı bu konu altında yorumlarsanız size ÖM olarak atarım.<br />
<br />
Bu zor günlerden elimden geldiğince yardımcı olmak istedim.<br />
<br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
Arşivim oldukça geniştir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Akit; beyaz önlüklü zorbalar vatandaşın hakkını gasp edecek]]></title>
			<link>https://mediforum.net/konu-akit-beyaz-onluklu-zorbalar-vatandasin-hakkini-gasp-edecek.html</link>
			<pubDate>Mon, 14 Mar 2022 00:46:26 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://mediforum.net/member.php?action=profile&uid=8">Darkwatch</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://mediforum.net/konu-akit-beyaz-onluklu-zorbalar-vatandasin-hakkini-gasp-edecek.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://cdn.yeniakit.com.tr/images/news/940/vatandasin-saglik-hakkini-yine-gasbedecekler-ttbye-bagli-hekimler-buyuk-greve-cikiyor-2h1647185246-402f35.png" loading="lazy"  alt="[Resim: vatandasin-saglik-hakkini-yine-gasbedece...402f35.png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
<span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[font="pt sans", sans-serif]Türk Tabipler Birliği üyeleri, İstanbul Kadıköy'de bir araya gelerek 14 Mart Pazartesi ve 15 Mart Salı günleri grev yapacaklarını duyurdu.[/font]</span></span><br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[font="pt sans", sans-serif]Kadıköy'deki eyleme TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı da katıldı. Tıp Bayramı haftasında greve çıkacaklarını belirten Fincancı, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]"Vazgeçmiyoruz, hakkımız olanı alacağız ve sağlıkta şiddeti durduracağız."</span>[/b] dedi.[/font]</span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: raleway, sans-serif;" class="mycode_font">Vatandaşı hastanede terk edip eylemde bulucaklar!</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[font="pt sans", sans-serif]Vatandaşların sağlık hakkını gasbeden doktorlar, yapacakları zorbalığı,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b] "Büyük Beyaz Yürüyüş"</span>[/b] ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]"Beyaz G(ö)rev"</span>[/b] adları ile yumuşattı.[/font]</span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[font="pt sans", sans-serif]Bugün saat 13.00’de Haydarpaşa Numune Eğitim Araştırma Hastanesi önünde bir araya gelen TTB'li hekimler, Kadıköy İskele Meydanı'na yürüdü. 14 Mart Pazartesi günü sabah erken saatlerde hastanelerde de eylem yapacaklarını duyuran hekimler, vatandaşları hastanelerde terk ederek, 14 Mart Pazartesi günü saat 12.30’da Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Havuzlu Bahçe’de, 15 Mart Salı günü de Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim Araştırma Hastanesi önünde buluşacak.[/font]</span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: raleway, sans-serif;" class="mycode_font">Bakan Koca'yı hedef aldılar!</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[font="pt sans", sans-serif]Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'yı da hedef alan TTB Başkanı Fincancı, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]"Aylardır sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Yürüyüşlerle, forumlarla, nöbetlerle, görevden göreve koşarak taleplerimizi haykırıyoruz. Haklarımız için sürdürdüğümüz mücadelede, 14 Mart Tıp bayramının, Büyük Beyaz Görevimizin arifesinde, Büyük Beyaz Buluşmamızı karanlığa inat beyaza kesmiş bir İstanbul’da gerçekleştiriyoruz."</span>[/b] dedikten sonra, şöyle devam etti:[/font]</span></span></div>
<span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[font="pt sans", sans-serif]<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]"Sağlık Bakanı bizlere bayram mektubu göndermiş, bilmem size de geldi mi? Nasıl bayram mektubuysa artık. 'Haklarımız, taleplerimiz konusunda geliştireceğimiz dilin, tutumdaki üslubun mesleğin doğasıyla örtüşmesi gerekir.' demiş. Haklarımızı nasıl talep etmemiz gerektiğini söyleyivermiş kendince. Hastalarımızı ihmal ettiğimizi ima etmiş, sesimizi duyurma üslubumuzu belli ki beğenmemiş."</span>[/b][/font]</span></span><br />
<br />
<br />
<br />
Diyerek haber yapıp. Hekimleri halkın gözünde kötü göstermişlerdir. <br />
<br />
Yorum sizlerin]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn.yeniakit.com.tr/images/news/940/vatandasin-saglik-hakkini-yine-gasbedecekler-ttbye-bagli-hekimler-buyuk-greve-cikiyor-2h1647185246-402f35.png" loading="lazy"  alt="[Resim: vatandasin-saglik-hakkini-yine-gasbedece...402f35.png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
<span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[font="pt sans", sans-serif]Türk Tabipler Birliği üyeleri, İstanbul Kadıköy'de bir araya gelerek 14 Mart Pazartesi ve 15 Mart Salı günleri grev yapacaklarını duyurdu.[/font]</span></span><br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[font="pt sans", sans-serif]Kadıköy'deki eyleme TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı da katıldı. Tıp Bayramı haftasında greve çıkacaklarını belirten Fincancı, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]"Vazgeçmiyoruz, hakkımız olanı alacağız ve sağlıkta şiddeti durduracağız."</span>[/b] dedi.[/font]</span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: raleway, sans-serif;" class="mycode_font">Vatandaşı hastanede terk edip eylemde bulucaklar!</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[font="pt sans", sans-serif]Vatandaşların sağlık hakkını gasbeden doktorlar, yapacakları zorbalığı,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b] "Büyük Beyaz Yürüyüş"</span>[/b] ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]"Beyaz G(ö)rev"</span>[/b] adları ile yumuşattı.[/font]</span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[font="pt sans", sans-serif]Bugün saat 13.00’de Haydarpaşa Numune Eğitim Araştırma Hastanesi önünde bir araya gelen TTB'li hekimler, Kadıköy İskele Meydanı'na yürüdü. 14 Mart Pazartesi günü sabah erken saatlerde hastanelerde de eylem yapacaklarını duyuran hekimler, vatandaşları hastanelerde terk ederek, 14 Mart Pazartesi günü saat 12.30’da Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Havuzlu Bahçe’de, 15 Mart Salı günü de Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim Araştırma Hastanesi önünde buluşacak.[/font]</span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: raleway, sans-serif;" class="mycode_font">Bakan Koca'yı hedef aldılar!</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[font="pt sans", sans-serif]Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'yı da hedef alan TTB Başkanı Fincancı, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]"Aylardır sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Yürüyüşlerle, forumlarla, nöbetlerle, görevden göreve koşarak taleplerimizi haykırıyoruz. Haklarımız için sürdürdüğümüz mücadelede, 14 Mart Tıp bayramının, Büyük Beyaz Görevimizin arifesinde, Büyük Beyaz Buluşmamızı karanlığa inat beyaza kesmiş bir İstanbul’da gerçekleştiriyoruz."</span>[/b] dedikten sonra, şöyle devam etti:[/font]</span></span></div>
<span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[font="pt sans", sans-serif]<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]"Sağlık Bakanı bizlere bayram mektubu göndermiş, bilmem size de geldi mi? Nasıl bayram mektubuysa artık. 'Haklarımız, taleplerimiz konusunda geliştireceğimiz dilin, tutumdaki üslubun mesleğin doğasıyla örtüşmesi gerekir.' demiş. Haklarımızı nasıl talep etmemiz gerektiğini söyleyivermiş kendince. Hastalarımızı ihmal ettiğimizi ima etmiş, sesimizi duyurma üslubumuzu belli ki beğenmemiş."</span>[/b][/font]</span></span><br />
<br />
<br />
<br />
Diyerek haber yapıp. Hekimleri halkın gözünde kötü göstermişlerdir. <br />
<br />
Yorum sizlerin]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hikmet BORAN kimdir? 14 mart tıp bayramı]]></title>
			<link>https://mediforum.net/konu-hikmet-boran-kimdir-14-mart-tip-bayrami.html</link>
			<pubDate>Sun, 13 Mar 2022 20:50:22 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://mediforum.net/member.php?action=profile&uid=902">MediTus</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://mediforum.net/konu-hikmet-boran-kimdir-14-mart-tip-bayrami.html</guid>
			<description><![CDATA[Hikmet Boran (d. 1901, Savaştepe - ö. 1945, İstanbul), Türk doktor.<br />
<br />
Tıbbiye öğrencisi iken İstanbul’un işgaline karşı okulda direniş örgütlenmesinde aldığı rol ve Tıbbiyelilerin temsilcisi olarak katıldığı Sivas Kongresi’nde yaptığı manda karşıtı konuşma ile tanınır. Türk Kurtuluş Savaşı’na katılmış; savaştan sonra genel cerrah olarak görev yapmıştır. Gazeteci ve sanatçı Orhan Boran'ın babasıdır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaşamı</span><br />
<br />
1901 yılında Balıkesir'in Savaştepe bucağında dünyaya geldi. Babası, Posta-Telgraf memurlarından Hakkı Bey’dir. Abhazya'dan sürülen Çerkes göçmenleri arasında Trabzon'a gelmiş bir ailenin çocuğudur.<br />
<br />
Yükseköğrenimini İstanbul'da Tıbbiye Mektebi'nde yaptı. İstanbul’un işgale uğradığı günlerde İngiliz birliklerinin işgali altında bulunan okulda düzenlenen gösterilerde <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">öncü rol oynadı</span>. Üçüncü sınıf öğrencisi iken <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sivas Kongresi’ne katılmak üzere Tıbbiyelilerin temsilcisi</span> olarak seçilen Hikmet Bey, İstanbul’dan kaçarak Sivas’a gitti. Kongreye İstanbul’dan katılan üç delegeden birisiydi. Sivas Kongresi’nde, Mustafa Kemal'e hitaben yaptığı konuşması ile tanındı.<br />
<br />
TBMM kurulunca arkadaşı Yusuf Bey (Balkan) ile birlikte eğitimini yarıda bırakarak Ankara’ya gitti. İki arkadaş, Cebeci’deki Asker Hastanesinde İbrahim Talî Bey’in başkanlığında tifüse karşı aşı üretmek için çalıştılar.<br />
<br />
Sıhhiye subayı olarak Büyük Taarruz’a katılan Hikmet Bey, İzmir'e giren ilk birlikte subay olarak görev aldı.<br />
<br />
Savaş yıllarından sonra İstanbul’a dönüp tıp eğitimini tamamladı (1922). Hayatını genel cerrah olarak sürdürdü. 1940’lı yıllarda gönüllü olarak “şark hizmeti”ne gitti; Sarıkamış’ta görev yaptı. Bu görev sırasında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">vereme yakalanan</span> Hikmet Bey, İstanbul’da bir senatoryumda bir yıl kadar tedavi gördü fakat sağlığına kavuşamadı; 1945 yılında öldü. Cenazesi Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilmiştir.<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">14 Mart Tıp Bayramı'ndaki rolü hakkında</span><br />
<br />
1919'un Mart ayında, İstanbul'da, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, İngiliz birlikleri tarafından işgal edilmişti. İşgalcilere karşı ayaklanmak ve okulu kurtarmak için çareler arayan öğrenciler; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">okulun kuruluş yıldönümü olan 14 Mart'ı topluca kutlamaya</span> karar verdiler. Tıbbiye 3. sınıf talebesi olan Hikmet Bey önderliğinde büyük bir gösteri yaparak okulun iki kulesi arasına büyük bir Türk Bayrağı astılar. İşgal kuvvetleri bu duruma müdahale ettilerse de durduramadılar. Olayın yıldönümü olan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">14 Mart, tıp camiasının emperyalist güçlerin karşısına resmen çıkışının yıldönümü ve bugünkü Tıp Bayramı'nın sebebini oluşturdu.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sivas Kongresi’ndeki manda karşıtı konuşması</span><br />
<br />
Hikmet Bey, tıp öğrencilerinin temsilcisi olarak katıldığı Sivas Kongresi’ndeki konuşması ile tanınır. 7 Eylül 1919’da yapılan ikinci celsede verilen önergede Hikmet Beyin de imzasi vardır Kongrenin 9 Eylül 1919 gecesi, mandacılık tartışmasında bu konuyla ilgili olarak Atatürk’e hitaben yaptığı konuşmada<br />
<br />
« Paşam, murahhası bulunduğum tıbbiyeliler beni buraya istiklâl davamızı başarma yolundaki mesaiye katılmak üzere gönderdiler, mandayı kabul edemem. Eğer kabul edecek olanlar varsa, bunlar her kim olurlarsa olsunlar şiddetle red ve takbih ederiz. Farz-ı mahal (örnek olarak), manda fikrini siz kabul ederseniz, sizi de reddeder, Mustafa Kemal’i vatan kurtarıcısı değil vatan batırıcısı olarak adlandırır ve tel’in ederiz (lanetleriz). »<br />
demiştir. Duyduğu coşku ve heyecanla söylenmiş bu sözler, kongre salonunda büyük etki yaratmıştır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu konuşmayı Mustafa Kemal şu sözleriyle değerlendirmiştir:</span><br />
<br />
« Arkadaşlar, gençliğe bakın; Türk millî bünyesindeki asil kanın ifadesine dikkat edin! Gençler, vatanın bütün ümit ve istikbali size, genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır,’" diyerek Hikmet Bey’e donmüş ve "Evlat; müsterih ol. Gençlikle iftihar ediyorum ve gençliğe güveniyorum. Biz, azınlıkta kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez: Ya istiklal, ya ölüm! »<br />
Mustafa Kemal'in bu sözleri üzerine Hikmet Bey de yerinden fırlayarak: "Var ol Paşam!.." demiş ve Mustafa Kemal’in elini öpmüştür.<br />
<br />
Mustafa Kemal Atatürk, millî meselelerde askeri tıp öğrencilerinin öncü olduğu kanaatini çeşitli zamanlarda dile getirmiştir. Sivas Kongresi'nde Hikmet beyi alnından öperek; "Daima ilerici ve devrimci fikirlere alemdarlık etmiş olan tıbbiyenin mümessili olan genç." diye tanıtması, Türk hekimleri için bir övünç kaynağı kabul edilir.<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tifüs aşısı denemeleri</span><br />
<br />
Sivas Kongresi’nden sonra Hikmet Boran, yakın arkadaşı Yusuf Bey (Balkan) ile birlikte, Dr. Adnan Adıvar’ın başhekim olduğu Ankara Cebeci Askeri Hastanesi’nde, bakteriyoloji uzmanı Tabip Albay İbrahim Tali Bey (Öngören)’in başında bulunduğu laboratuvarda aşı yapımında çalıştılar.[4] İki arkadaş, İbrahim Tali Bey’le beraber kendi üzerlerinde tifüs aşısı denenmesini, gönüllü olarak kabul ettiler. Gösterdikleri bu fedakârlık üzerine, Mustafa Kemal tarafından Hikmet ve Yusuf Beyler’e rütbe verilmiş ve maaş bağlanmıştır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Milletvekilliği teklifi</span><br />
<br />
Cumhuriyetin ilanından sonra bir gün sofra sohbetlerinde Mustafa Kemal Paşa, Hikmet beyi hatırlayarak, kendisinin bulunup milletvekili teklif edilmesini emretti. Hikmet Bey bulunamadı ve Cumhurbaşkanına yanlış bir haber olarak öldüğü bilgisi ulaştı. Buna çok üzülen Atatürk, sofra sohbetini sona erdirdi.<br />
<br />
Atatürk'ün 1938'de vefatından sonra ise Hikmet Bey’in sağ olduğu ve Albay rütbesiyle bir askerî hastanenin başhekimliğini yapmakta olduğu öğrenildi.<br />
<br />
<br />
<br />
Vikipedi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hikmet Boran (d. 1901, Savaştepe - ö. 1945, İstanbul), Türk doktor.<br />
<br />
Tıbbiye öğrencisi iken İstanbul’un işgaline karşı okulda direniş örgütlenmesinde aldığı rol ve Tıbbiyelilerin temsilcisi olarak katıldığı Sivas Kongresi’nde yaptığı manda karşıtı konuşma ile tanınır. Türk Kurtuluş Savaşı’na katılmış; savaştan sonra genel cerrah olarak görev yapmıştır. Gazeteci ve sanatçı Orhan Boran'ın babasıdır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaşamı</span><br />
<br />
1901 yılında Balıkesir'in Savaştepe bucağında dünyaya geldi. Babası, Posta-Telgraf memurlarından Hakkı Bey’dir. Abhazya'dan sürülen Çerkes göçmenleri arasında Trabzon'a gelmiş bir ailenin çocuğudur.<br />
<br />
Yükseköğrenimini İstanbul'da Tıbbiye Mektebi'nde yaptı. İstanbul’un işgale uğradığı günlerde İngiliz birliklerinin işgali altında bulunan okulda düzenlenen gösterilerde <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">öncü rol oynadı</span>. Üçüncü sınıf öğrencisi iken <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sivas Kongresi’ne katılmak üzere Tıbbiyelilerin temsilcisi</span> olarak seçilen Hikmet Bey, İstanbul’dan kaçarak Sivas’a gitti. Kongreye İstanbul’dan katılan üç delegeden birisiydi. Sivas Kongresi’nde, Mustafa Kemal'e hitaben yaptığı konuşması ile tanındı.<br />
<br />
TBMM kurulunca arkadaşı Yusuf Bey (Balkan) ile birlikte eğitimini yarıda bırakarak Ankara’ya gitti. İki arkadaş, Cebeci’deki Asker Hastanesinde İbrahim Talî Bey’in başkanlığında tifüse karşı aşı üretmek için çalıştılar.<br />
<br />
Sıhhiye subayı olarak Büyük Taarruz’a katılan Hikmet Bey, İzmir'e giren ilk birlikte subay olarak görev aldı.<br />
<br />
Savaş yıllarından sonra İstanbul’a dönüp tıp eğitimini tamamladı (1922). Hayatını genel cerrah olarak sürdürdü. 1940’lı yıllarda gönüllü olarak “şark hizmeti”ne gitti; Sarıkamış’ta görev yaptı. Bu görev sırasında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">vereme yakalanan</span> Hikmet Bey, İstanbul’da bir senatoryumda bir yıl kadar tedavi gördü fakat sağlığına kavuşamadı; 1945 yılında öldü. Cenazesi Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilmiştir.<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">14 Mart Tıp Bayramı'ndaki rolü hakkında</span><br />
<br />
1919'un Mart ayında, İstanbul'da, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, İngiliz birlikleri tarafından işgal edilmişti. İşgalcilere karşı ayaklanmak ve okulu kurtarmak için çareler arayan öğrenciler; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">okulun kuruluş yıldönümü olan 14 Mart'ı topluca kutlamaya</span> karar verdiler. Tıbbiye 3. sınıf talebesi olan Hikmet Bey önderliğinde büyük bir gösteri yaparak okulun iki kulesi arasına büyük bir Türk Bayrağı astılar. İşgal kuvvetleri bu duruma müdahale ettilerse de durduramadılar. Olayın yıldönümü olan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">14 Mart, tıp camiasının emperyalist güçlerin karşısına resmen çıkışının yıldönümü ve bugünkü Tıp Bayramı'nın sebebini oluşturdu.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sivas Kongresi’ndeki manda karşıtı konuşması</span><br />
<br />
Hikmet Bey, tıp öğrencilerinin temsilcisi olarak katıldığı Sivas Kongresi’ndeki konuşması ile tanınır. 7 Eylül 1919’da yapılan ikinci celsede verilen önergede Hikmet Beyin de imzasi vardır Kongrenin 9 Eylül 1919 gecesi, mandacılık tartışmasında bu konuyla ilgili olarak Atatürk’e hitaben yaptığı konuşmada<br />
<br />
« Paşam, murahhası bulunduğum tıbbiyeliler beni buraya istiklâl davamızı başarma yolundaki mesaiye katılmak üzere gönderdiler, mandayı kabul edemem. Eğer kabul edecek olanlar varsa, bunlar her kim olurlarsa olsunlar şiddetle red ve takbih ederiz. Farz-ı mahal (örnek olarak), manda fikrini siz kabul ederseniz, sizi de reddeder, Mustafa Kemal’i vatan kurtarıcısı değil vatan batırıcısı olarak adlandırır ve tel’in ederiz (lanetleriz). »<br />
demiştir. Duyduğu coşku ve heyecanla söylenmiş bu sözler, kongre salonunda büyük etki yaratmıştır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu konuşmayı Mustafa Kemal şu sözleriyle değerlendirmiştir:</span><br />
<br />
« Arkadaşlar, gençliğe bakın; Türk millî bünyesindeki asil kanın ifadesine dikkat edin! Gençler, vatanın bütün ümit ve istikbali size, genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır,’" diyerek Hikmet Bey’e donmüş ve "Evlat; müsterih ol. Gençlikle iftihar ediyorum ve gençliğe güveniyorum. Biz, azınlıkta kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez: Ya istiklal, ya ölüm! »<br />
Mustafa Kemal'in bu sözleri üzerine Hikmet Bey de yerinden fırlayarak: "Var ol Paşam!.." demiş ve Mustafa Kemal’in elini öpmüştür.<br />
<br />
Mustafa Kemal Atatürk, millî meselelerde askeri tıp öğrencilerinin öncü olduğu kanaatini çeşitli zamanlarda dile getirmiştir. Sivas Kongresi'nde Hikmet beyi alnından öperek; "Daima ilerici ve devrimci fikirlere alemdarlık etmiş olan tıbbiyenin mümessili olan genç." diye tanıtması, Türk hekimleri için bir övünç kaynağı kabul edilir.<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tifüs aşısı denemeleri</span><br />
<br />
Sivas Kongresi’nden sonra Hikmet Boran, yakın arkadaşı Yusuf Bey (Balkan) ile birlikte, Dr. Adnan Adıvar’ın başhekim olduğu Ankara Cebeci Askeri Hastanesi’nde, bakteriyoloji uzmanı Tabip Albay İbrahim Tali Bey (Öngören)’in başında bulunduğu laboratuvarda aşı yapımında çalıştılar.[4] İki arkadaş, İbrahim Tali Bey’le beraber kendi üzerlerinde tifüs aşısı denenmesini, gönüllü olarak kabul ettiler. Gösterdikleri bu fedakârlık üzerine, Mustafa Kemal tarafından Hikmet ve Yusuf Beyler’e rütbe verilmiş ve maaş bağlanmıştır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Milletvekilliği teklifi</span><br />
<br />
Cumhuriyetin ilanından sonra bir gün sofra sohbetlerinde Mustafa Kemal Paşa, Hikmet beyi hatırlayarak, kendisinin bulunup milletvekili teklif edilmesini emretti. Hikmet Bey bulunamadı ve Cumhurbaşkanına yanlış bir haber olarak öldüğü bilgisi ulaştı. Buna çok üzülen Atatürk, sofra sohbetini sona erdirdi.<br />
<br />
Atatürk'ün 1938'de vefatından sonra ise Hikmet Bey’in sağ olduğu ve Albay rütbesiyle bir askerî hastanenin başhekimliğini yapmakta olduğu öğrenildi.<br />
<br />
<br />
<br />
Vikipedi]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bakan KOCA dan hekimlere 14 mart mektubu]]></title>
			<link>https://mediforum.net/konu-bakan-koca-dan-hekimlere-14-mart-mektubu.html</link>
			<pubDate>Sat, 12 Mar 2022 23:57:22 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://mediforum.net/member.php?action=profile&uid=8">Darkwatch</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://mediforum.net/konu-bakan-koca-dan-hekimlere-14-mart-mektubu.html</guid>
			<description><![CDATA[Zor zamanlarda hekimlik yapan ve bir taraftan mesleğinin gereklerini yerine getirmeye çalışırken öte yandan hekimlik hizmetinin daha iyi şartlarda yapılabilmesi için düşünen bütün arkadaşlarıma ve size içten selam ve saygılarımı sunuyorum. Bu mesleği layığınca yüceltmek için her samimi çabadan yararlanıyoruz. <br />
<br />
Bildiğiniz gibi, pandemi, yaygın mücadele isteyen bir hastalığın sonuçları dışında, bütün toplumları, sosyal psikolojileri ve ekonomileri başta olmak üzere, birçok yönden sarstı. Bu dönemde, meslek grubu olarak, en ağır fedakârlıkları gösteren, toplumların da hayranlığını ve saygısını kazanan kesim bizler olduk. <br />
<br />
Pandemi, hekimlerin, tüm sağlık çalışanlarının ölümle hayat arasındaki o sınır çizgisinde insandan yana eşsiz bir çaba sarf ettiğini gözle görünür kıldı. Bizleri ve eşsiz tıp mesleğini yücelten performansı sağlık çalışanları olarak hep birlikte gösterdik. Mesleki kimliklerimizi yerli yerine koyan ama tüm bireyselliklerin üstünde bir takım ruhuyla hareket ettik. Bence bu ruhun korunması her zaman önemlidir. Ekip uyumu konusunda hekimlerin rolü inkâr edilemez. Bazı durumlarda tıbbi müdahalenin adeta müzikal bir uyum gerektirdiğini ise hepimiz biliriz.<br />
<br />
Bugün hekimliğin saygınlık kaybına uğradığını hocalarımızdan tıbbiye öğrencilerine kadar çoğu kişi ifade ediyor. Fakat unutulmamalı: Tarihi insanlık kadar eski olan tıp ve toplumun halen nadide insanı olan hekim, temelde değer kaybına uğramış olmadığı için bu saygınlık kaybı geçicidir. Hayatla ölüm, hastalıkla sağlık arasında sıkışan bir insan hekimine ve tıp bilimine gerekli saygıyı gösterecektir.<br />
<br />
Hekimlik, bize, sadece tahsil yoluyla toplum içinde statü sağlayan mesleklerden biridir. Biridir diyorum ama bir ikincisini bilmediğimi de itiraf etmeliyim. Bu statü bizleri bazı teamüllerle sınırlar. Örneğin haklarımız, taleplerimiz konusunda geliştireceğimiz dilin, tutumdaki üslubun mesleğin doğasıyla örtüşmesi gerekir. Mesleğin bu doğası hastaları gözetmeyi de şüphesiz içerir. Çünkü ihmal edilen hastanın, tarafları kimler olursa olsun, çözüm aranan sorun sebebiyle nesneleştirilmiş ve üzerinden mesaj verilen kişi konumuna düşürüldüğünü herkes bilir. Hasta da bilir. Biz, hekimler olarak, hastanın bu şekilde aracı kılınmasından kaçınmalıyız. Bir meslektaşınız olarak görüşüm budur.<br />
<br />
Saygıdeğer hekim arkadaşım,<br />
Mevcut koşullarda ülkemizde hekimlik yapmanın zor tarafları olduğunu biliyorum. Sorunların, aşılması zor değil, aşılması kolay sorunlar olduğuna, gerekli emeğin sarf edildiğine inanmanızı istiyorum.<br />
<br />
Temel amaçlarımız; ekonomik açıdan adil bir düzenleme, Malpraktis davalarının hekimlere tehdit olmaktan çıkarılması, artan şiddet olaylarına karşı caydırıcılığı daha yüksek bir yasal çerçeve ve emeklilikte hekimlerin yargı mensuplarına benzer haklara sahip olabilmelidir. <br />
<br />
Devletimizin sizler için en iyisini yapma kararlılığından emin olun. Yaklaşan 14 Mart Tıp Bayramımızı yürekten kutluyorum. Mesleğinizde ve görev yaptığınız kurumda her birinize mutluluklar diliyorum.<br />
<br />
Selam ve sevgilerimle]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Zor zamanlarda hekimlik yapan ve bir taraftan mesleğinin gereklerini yerine getirmeye çalışırken öte yandan hekimlik hizmetinin daha iyi şartlarda yapılabilmesi için düşünen bütün arkadaşlarıma ve size içten selam ve saygılarımı sunuyorum. Bu mesleği layığınca yüceltmek için her samimi çabadan yararlanıyoruz. <br />
<br />
Bildiğiniz gibi, pandemi, yaygın mücadele isteyen bir hastalığın sonuçları dışında, bütün toplumları, sosyal psikolojileri ve ekonomileri başta olmak üzere, birçok yönden sarstı. Bu dönemde, meslek grubu olarak, en ağır fedakârlıkları gösteren, toplumların da hayranlığını ve saygısını kazanan kesim bizler olduk. <br />
<br />
Pandemi, hekimlerin, tüm sağlık çalışanlarının ölümle hayat arasındaki o sınır çizgisinde insandan yana eşsiz bir çaba sarf ettiğini gözle görünür kıldı. Bizleri ve eşsiz tıp mesleğini yücelten performansı sağlık çalışanları olarak hep birlikte gösterdik. Mesleki kimliklerimizi yerli yerine koyan ama tüm bireyselliklerin üstünde bir takım ruhuyla hareket ettik. Bence bu ruhun korunması her zaman önemlidir. Ekip uyumu konusunda hekimlerin rolü inkâr edilemez. Bazı durumlarda tıbbi müdahalenin adeta müzikal bir uyum gerektirdiğini ise hepimiz biliriz.<br />
<br />
Bugün hekimliğin saygınlık kaybına uğradığını hocalarımızdan tıbbiye öğrencilerine kadar çoğu kişi ifade ediyor. Fakat unutulmamalı: Tarihi insanlık kadar eski olan tıp ve toplumun halen nadide insanı olan hekim, temelde değer kaybına uğramış olmadığı için bu saygınlık kaybı geçicidir. Hayatla ölüm, hastalıkla sağlık arasında sıkışan bir insan hekimine ve tıp bilimine gerekli saygıyı gösterecektir.<br />
<br />
Hekimlik, bize, sadece tahsil yoluyla toplum içinde statü sağlayan mesleklerden biridir. Biridir diyorum ama bir ikincisini bilmediğimi de itiraf etmeliyim. Bu statü bizleri bazı teamüllerle sınırlar. Örneğin haklarımız, taleplerimiz konusunda geliştireceğimiz dilin, tutumdaki üslubun mesleğin doğasıyla örtüşmesi gerekir. Mesleğin bu doğası hastaları gözetmeyi de şüphesiz içerir. Çünkü ihmal edilen hastanın, tarafları kimler olursa olsun, çözüm aranan sorun sebebiyle nesneleştirilmiş ve üzerinden mesaj verilen kişi konumuna düşürüldüğünü herkes bilir. Hasta da bilir. Biz, hekimler olarak, hastanın bu şekilde aracı kılınmasından kaçınmalıyız. Bir meslektaşınız olarak görüşüm budur.<br />
<br />
Saygıdeğer hekim arkadaşım,<br />
Mevcut koşullarda ülkemizde hekimlik yapmanın zor tarafları olduğunu biliyorum. Sorunların, aşılması zor değil, aşılması kolay sorunlar olduğuna, gerekli emeğin sarf edildiğine inanmanızı istiyorum.<br />
<br />
Temel amaçlarımız; ekonomik açıdan adil bir düzenleme, Malpraktis davalarının hekimlere tehdit olmaktan çıkarılması, artan şiddet olaylarına karşı caydırıcılığı daha yüksek bir yasal çerçeve ve emeklilikte hekimlerin yargı mensuplarına benzer haklara sahip olabilmelidir. <br />
<br />
Devletimizin sizler için en iyisini yapma kararlılığından emin olun. Yaklaşan 14 Mart Tıp Bayramımızı yürekten kutluyorum. Mesleğinizde ve görev yaptığınız kurumda her birinize mutluluklar diliyorum.<br />
<br />
Selam ve sevgilerimle]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Doktorlar ne kadar maaş almalı]]></title>
			<link>https://mediforum.net/konu-doktorlar-ne-kadar-maas-almali.html</link>
			<pubDate>Sat, 12 Mar 2022 13:47:16 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://mediforum.net/member.php?action=profile&uid=902">MediTus</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://mediforum.net/konu-doktorlar-ne-kadar-maas-almali.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">33500 tl maaş + günde 10 hasta + nöbet ertesi izin</span></span></span><br />
<br />
bence de çok makul bir istek olmuş. 10 hasta yeter arkadaşlar hatta 8 bile olabilir. ancak düzenlemeler planlamalar güzel yapılmalı. şu an yapılmıyor.<br />
<br />
bu düzen bir cerrah diyelim bu doktor, 8 hasta yani aşağı yukarı 45 dk bir hastaya ayırmış oluyor. bence çok güzel olur. ben olaya hasta olarak bakıyorum. aması işte bu cerraha atıyorum basit bir şikayeti olan bir kişi giderse olmaz. buradaki muayene bir ön muayene sonrası sevk ile olacak. evde otururken aklıma geldi şuramda bir ağrı var netten baktım beyin cerrahı yazmış biri aradım randevumu aldım gittim oooh mis şeklinde olmayacak.<br />
<br />
insanlar önce aile hekimi gibi birimlere gitmek zorunda olmalı, acil ise acil servise gider.<br />
<br />
uzman doktorun gereksiz vakti harcanmamalı.<br />
<br />
sonra ben sevkimi aldım geldim doktor beye, 45 dakikam var ne güzel. 20 dk vesaire muayenem olsa, tahli vermeye gitsem , çıkınca gelsem 25 dk da durumu konuşsak bir güzel daha ne isterim. süre az bile.<br />
<br />
bu doktor bey de 30-50 bin arası kazanmalı (az bile)<br />
<br />
yemin ediyorum iki tarafta mutlu olur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">33500 tl maaş + günde 10 hasta + nöbet ertesi izin</span></span></span><br />
<br />
bence de çok makul bir istek olmuş. 10 hasta yeter arkadaşlar hatta 8 bile olabilir. ancak düzenlemeler planlamalar güzel yapılmalı. şu an yapılmıyor.<br />
<br />
bu düzen bir cerrah diyelim bu doktor, 8 hasta yani aşağı yukarı 45 dk bir hastaya ayırmış oluyor. bence çok güzel olur. ben olaya hasta olarak bakıyorum. aması işte bu cerraha atıyorum basit bir şikayeti olan bir kişi giderse olmaz. buradaki muayene bir ön muayene sonrası sevk ile olacak. evde otururken aklıma geldi şuramda bir ağrı var netten baktım beyin cerrahı yazmış biri aradım randevumu aldım gittim oooh mis şeklinde olmayacak.<br />
<br />
insanlar önce aile hekimi gibi birimlere gitmek zorunda olmalı, acil ise acil servise gider.<br />
<br />
uzman doktorun gereksiz vakti harcanmamalı.<br />
<br />
sonra ben sevkimi aldım geldim doktor beye, 45 dakikam var ne güzel. 20 dk vesaire muayenem olsa, tahli vermeye gitsem , çıkınca gelsem 25 dk da durumu konuşsak bir güzel daha ne isterim. süre az bile.<br />
<br />
bu doktor bey de 30-50 bin arası kazanmalı (az bile)<br />
<br />
yemin ediyorum iki tarafta mutlu olur.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[14-15-16 mart 2022 doktorların iş bırakması nedenleri]]></title>
			<link>https://mediforum.net/konu-14-15-16-mart-2022-doktorlarin-is-birakmasi-nedenleri.html</link>
			<pubDate>Sat, 12 Mar 2022 13:42:33 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://mediforum.net/member.php?action=profile&uid=902">MediTus</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://mediforum.net/konu-14-15-16-mart-2022-doktorlarin-is-birakmasi-nedenleri.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Kamuoyuna Duyurudur; Hekimsen Sendikası İş Bırakma Eylemi Kararı Almıştır !</span></span><br />
<br />
<br />
Tıp Fakültesi standart bir lisans eğitimine göre 3,2 kat daha fazla ders saatine sahip, zorluk derecesi ise en zor fakültelerden biridir. Bunu kıyas etmek bile çok zor olup en başarılı öğrencilerin dahi dönem kaybettiği veya fakülteden başarısızlık nedeniyle atıldığı bir zanaattır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hekimlerin başta 4 Temel Sorunu;</span><br />
<br />
1)Özlük haklarımızın hak ettiğimiz ölçüde verilmemesi<br />
<br />
2) Sağlıkta Şiddet ve buna karşı alınmasını istediğimiz tüm önlemlerin görmezden gelinmesi<br />
<br />
3) Haksız, adaletsiz, ölçüsüz malpraktis cezaları  <br />
<br />
4) Sistem ve mevzuat hatalarıdır.<br />
<br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<br />
<br />
1) Özlük haklarımızın olması gereken düzeyde verilmemesi özellikle hastanelerde çalışan uzman hekimleri de yoksulluk sınırının altına taşımış, ciddi geçim derdine sokmuştur. Bu kadar zor yetiştirilen ve her türlü sanayinin, emlak ticaretinin bile kazancına, varlığına sebep olan hekimler geçinemez durumdadır. Hastanelerin çok <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">büyük bölümünde hekimlere artık ek ödeme de dağıtılamamakta</span>, son <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">20 ayda yaklaşık 9 bin doktor kamudan istifa etmiş bunların 2000’e yakını yurt dışına çıkmış veya çıkmak üzeredir.</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tıp fakültelerinde okuyan öğrenciler yabancı dil kurslarını doldurmuştur</span>. <br />
<br />
Biz de kabul ediyoruz ki ülkemiz zor bir dönemeçten geçmektedir ancak mevcut bütçenin dağıtılmasındaki adaletsizlik esas olarak hekimlerimizce tasvip edilmemektedir. Bugün Tıp Fakültesi eğitimini Türkiye’de alan sığınmacı hekimlerimiz dahi Türkiye’yi vatanları gibi görmek isterken yabancı dil çalışmaktadırlar. Bu en zor eğitimden geçmiş meslek grubunu, ülkemiz adına kaybetmenin zararı, mezun olacak hekimlerce kompanze edilebilse de telafi edilemez.<br />
<br />
<br />
 Bir hafta 10 gün önce bir ilimizdeki kazada bir çocuğumuzun  parmakları kesilmiş. O ilde bulunan bütün vasküler, plastik cerrahlar istifa etmişler, dikecek bir hekim bulunamaz ve çocuk başka bir ile gönderilir ancak parmakların dikilmesi için gerekli süre dolmuştur ve parmakları dikilememiştir. <br />
<br />
Özelde yer bulanlar özel sektöre, yabancı dili yeterli olanlar yurt dışına çıkmaktadır. Bu kısa sürede kompanse edilemeyecek telafi edilemez bir zarardır. Hastanelerde yapılan her hizmet hekimlerin varlığına bağlıdır. Son yıllarda hekimlerin birçok girişim puanları da yine hekimler ile sürdürülebilir diğer sağlık çalışanlarının yaptığı basit tıbbi uygulamaların havuzuna bırakılmış bu şekilde sanki diğer sağlık personeli bu parayı kazandırıyor izlenimi oluşturulmuş ve en son Toplu Sözleşmede diğer sağlık personeline ek ödeme puan olarak % 5 ayrıca da dağıtılan paydaki oran olarak % 20 daha da arttırılmıştır. <br />
<br />
<br />
Diğer sağlık çalışanlarının ücretleri diğer bakanlıklarda çalışan aynı kıdem ve eğitimde bulunanlarla eşleştirilmişken üstüne bu verilmiş artık zaten <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">havuz kuralı nedeniyle ek ödeme alamayan hekimler hiç alamayacak hale gelmişlerdir</span>. Zaten ek ödeme alamayan hekimler bu yapılan haksızlığa çok içerlemiş sicil amirliği yönetmeliği ile kendisinin yanında çalışan personelin bile sicil amiri olmaktan çıkarılmış, bu şekilde yetkisizleştirilmiş artık diğer personelin itaatsizliği ile karşı karşıyadırlar.<br />
<br />
<br />
<br />
Aile Hekimliği ücretleri yıllara sarihan erimiş, sözleşmeli olan tüm diğer hekimler gibi son toplu sözleşmede ise diğer sözleşmelilere verilen % 20-45 oranında zamdan yoksun tutulmuşlardır. Akabinde Türk paramız değer kaybetmiş maaşları ileri derecede erimiştir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2010 yıllarında 6 bin dolar civarında olan maaşları bugün 5 kat değer kaybetmiş,</span> cari giderleri 2018’den beri % 300 civarında artarken onlara bu sürede % 60 civarında zam yapılmıştır.<br />
<br />
<br />
<br />
Cari giderlerle çalıştırılan personelinde sağlık personeli olması hasebiyle maaşları asgari ücretin en az % 50 fazlası olarak belirlenmeli bu gider cari giderler içinde personel giderleri olarak ayrı tutulmalıdır.<br />
<br />
Aile Hekimliğinin de artık çözümsüz bırakılmış ve birikmiş yüzlerce sorunu bulunmaktadır. Sistemi ise faydaya yönelik revize edilmelidir.<br />
<br />
Diş Hekimlerimiz şu sırada yanlarında çalışan sekreterlerinden çok cüzi miktarda fazla, Acil Hekimleri ise yanlarında çalışan sağlık personeli kadar aylık almaya başlamışlardır. <br />
<br />
Diş Hekimlerimiz mevcut ihale yöntemleri ile kaliteli protez üretememekte güncel diş tedavilerini(basit implant uygulamalarına kadar)kurumlarında uygulayamamaktadır. Onlar da mesleklerini geliştirememektedirler. Yaptıkları işlemlerle doğru orantılı olmayan bir puanlama sistemlerine sahip çalışma ortamlarında çoğunlukla yeterli yardımcı personel bulamamakta ergonomik olmayan çalışma yerlerinde verimli olamamaktadırlar.<br />
<br />
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda 3 Şubat 2022 de çıkarılan Ek Ödeme Yönetmeliği ile dağıtılan ek ödeme o kadar adaletsizdir ki; diş hekimlerine hiçbir şey kalmamakta, hekimler az miktarda alabilmekte, eczacılar ise tavandan almaktadırlar. Bunlar kabul edemeyeceğimiz haksız uygulamalardır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<br />
<br />
2) Sağlıkta şiddete karşı hekimler korunmasız bırakılmaktadır. Aile hekimliğinde bütçe artışı gerektirmeyecek şekilde makul silahlarla donatılmış güvenlik görevlisi istihdamı söz konusu olabilecekken Sağlık Bakanlığı buna izin vermemektedir. Güvenlik görevlileri mevzuatı, güvenlik görevlilerine şiddeti durdurmayı değil şiddet olursa müdahaleyi meşru kılmaktadır. Bu durumda <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">güvenlik görevlisi başlamak üzere olan bir saldırıya müdahale edemez ve saldırı olduktan sonra müdahil olur.</span> Bu şekilde güvenlik görevlileri nasıl sağlık personelini koruyabilecektir? Sendikamız izah beklemektedir. Darp suçu işleyenleri ancak oluşturduğumuz sosyal ağ baskılarıyla tutuklatabilmekteyiz. Arttırılması gereken Sağlıkta Şiddete karşı olan cezalar maalesef hakim ve savcılar tarafından tam tersi yapılarak af edilme yolu açılmaktadır. Ancak Adalet Bakanlığı yetkililerine karşı yapılan en ufak saldırılarda tam tersi olmaktadır.<br />
<br />
Sağlıkta Şiddet ve buna karşı alınmasını istediğimiz tüm önlemlerin görmezden gelinmesi: Sağlıkta Şiddet başlı başına ciddi bir sorunumuzdur. Sağlıkta şiddet yasası mahkemeler tarafından görmezden gelinmekte, verilen beyaz kod hemen hemen sadece hekime şiddet uygulayanlarla uzlaşmakla sonuçlandırılmaya çalışılmaktadır. Talep ettiğimiz hiçbir önlem uygulanmamakta, bunun sonucu olarak her gün ortalama 40 adet sağlıkta şiddet olayı yaşanmaktadır. Sağlıkta şiddetin asıl nedeni; hekimlerin değersizleştirilmesidir. Sağlıkta şiddeti engellemek ise ancak caydırıcı ceza ve önlemlerle mümkün olabilir. Aşağıda Sağlık Bakanlığı yetkililerine defalarca iletilmiş taleplerimizin bir kısmı derlenmiştir;<br />
<br />
a) Darp suçu işlemiş kişi akabinde göz altına alınmalıdır.<br />
<br />
b) Savcılık tarafından yapılan araştırmada 2 yıl ve üstünde hapis cezası ile cezalandırılacak fiili işlemiş suçlu tutuklu yargılanmalıdır.<br />
<br />
c) Yine 2 yıl ve üstünde cezası onanmış kişinin cezası ertelenmemelidir. Hapis cezası para cezasına çevrilmemelidir.<br />
<br />
d) Bu tür suçlarda Sağlık Bakanlığı mağdur adına muhatap olmalı, avukatlık hizmeti vermeli, davayı üstlenmelidir. Ayrıca davalar kamu davası olarak takip edilmelidir.<br />
<br />
e) Dava süresince sağlık çalışanlarının mahkemelerde yalnız bırakılıp suçlu ve/veya yakınlarınca taciz edilmelerinin, şikayetlerinden vazgeçirilmeye çalışmalarının önüne geçilmelidir. Örneğin; hekim veya sağlık çalışanı ile suçlu farklı zamanda ifade için çağrılmalı, hekim veya sağlık çalışanına mahkeme içinde ve gidiş geliş yolunda güvenlik ve Sağlık Bakanlığı avukatlarının refakat etmesi sağlanmalı, sağlık çalışanlarının suçlu ile yüz yüze getirilmemesine özen gösterilmelidir. Hekim veya sağlık çalışanı şikayetinden vazgeçse dahi dava kamu davası olarak sürdürülmelidir.<br />
<br />
f) Bununla birlikte ceza alan kişinin sağlık ihtiyaçlarında yapılacak uygulama planlanmalıdır. Daha önce böyle bir eylem gerçekleştirmiş kişi (belirli bir süre için) yakınını dahi sağlık kurumuna getirse tespit edilmeli [kamera ile yüz tanıma veya daha önceki olaylardan dolayı çalışanlar(güvenlik görevlileri vb.) tarafından tanınması durumu gibi ve yalnızca güvenlik nezaretinde veya yakın takiple hastasını takip edebilmelidir. Darp suçundan sonra bu durum en az 5 yıl devam etmeli bu süre psikiyatrik kontrollerle kaldırılmalıdır.<br />
<br />
g) Tamamı olmasa da rasyonel seçilmiş güvenlik görevlilerinde silah olarak tabanca da bulunmalıdır. Güvenlik personeli asgari olarak Watozz gibi elektromanyetik silahları bulundurmalıdır. İsteyen hekim ve sağlık çalışanına da bu silah verilmeli ayrıca bu tür silahlar sağlık çalışanları için vergiden muaf tutulmalıdır. Güvenlik güçleri ve görevlileri ile ilgili mevzuat güncellenmeli güvenlik görevlisi sadece mukabil davranmamalı, riskin olduğunu düşündüğü anda hiç vakit kaybetmeden kişiyi bertaraf edebilmelidir. Hekimlere yakın konumlanmalılar ve acil durumlarda en geç 10 saniyede müdahale edebilmelidirler.<br />
<br />
h) Emniyet teşkilatı da hastanelerde 24 saat bulunarak güvenlik hizmetini sağlamalıdır. Kurum temsilcisi talebi durumunda emniyet teşkilatı güvenlik görevlilerini koordine etme yetkisine sahip olmalı veya yetkilice vazifelendirilebilmelidir.<br />
<br />
ı) Hapis cezası almış ve süresini tamamlamış veya hapis cezası almış ancak cezaevinde yatmamış (2 yıl altında vb.) kişiler en az aldıkları süre kadar, çok acil durumlar dışında (kırmızı-sarı triyaj), açık cezaevlerinin sağlık sunucusundan hizmet almalı veya bunun için büyük hastanelerde bulunan mahkûm odası ve polikliniği kullanılmalıdır. Acil durumlarda dahi güvenlik denetiminde sağlık hizmeti sunulmalıdır. Bu tanınmış süre ancak psikiyatrik kontrollerle sonlandırılmalıdır.<br />
<br />
i) Tüm Hastanelerin bütün girişlerinde X-Ray cihazı gibi yöntemlerle delici-kesici alet, ateşli silah taraması yapılmalı ve kanunen hastanelere silahla girişler tamamen yasaklanmalıdır. Bu tür bir cihazı sokmaya çalışan hakkında işlem yapılmalı ikinci kez bu durumun yapılması durumunda kişi asgari ücret kadar her tekrarında bir kat daha arttırılarak, 3. sefer sonrası ise gözaltına alınmalı, adli makamlarca mahkemeye sevki sağlanmalıdır. Bu silah ateşli silah ise daha 1. seferinde para cezası yanında adli makamlarca mahkemeye sevki sağlanmalıdır.<br />
<br />
k) İfade verenlerin ise ifadelerini gizli olarak verebilmesi sağlanmalıdır.<br />
<br />
l) Sağlık Bakanlığı, gerekirse DMO veya diğer resmi veya yarı resmi şirketlere çelik yelek veya doktor önlüğü şeklinde kumaş çelik yelek ürettirerek bu ürünleri giymek isteyen hekimlere destek olmalıdır.<br />
<br />
m) Aile Hekimlikleri tamamen korumasızdır. Bütçe artışı bile gerektirmeyecek şekilde sınıf yükselten Aile Sağlığı Merkezlerinde çalıştırılması gereken ortalama 2 personelin Sağlık Bakanlığının talep ettiği gibi sadece sağlık personeli ile değil en az birinin elektromanyetik silah ruhsatlı silahlı güvenlik ile sağlanarak güvenlik sorununun asgariye indirilmesi gereklidir.<br />
<br />
n) Darp şiddet suçu işlemiş kişi yukarıda sınırlandırılmış şartlarla bile sağlık hizmeti alsa ilaçları dahil SGK’nın kişi için harcamalarının ancak yarısını sağlaması da ayrıca caydırıcı bir çözüm olur.<br />
<br />
o) Acil servislerde çeşitli düzenlemelere gidilmesi gerekmektedir. Hastanın yanında acil servise ve muayene odasına en çok 1 (bir) refakatçiden fazla alınmamalıdır. Hassas durumlarda (gebelik eylemi, kalp krizi, beyin kanaması vb.) hastaların bekletilmeden sağlık hizmetine ulaşabilmeleri için gerekli düzenlemeler sağlanmalı ve her hastanede mutlak triyaj sistemine geçilerek triyajın doğru bir şekilde işlemesi sağlanmalıdır. Sağlık çalışanlarının güvenliğini sağlayacak yapılanmaların yeterli güvenlik organizasyonlarıyla sağlanması gerekmektedir.<br />
Hastanelerin yoğunluğunu azaltmak için Aile Hekimliği uygulaması geliştirilmelidir. Örneğin, raporlu hastaların durumları kontrol altında ve stabil ise; ilaçlarına veya tıbbi sarflarına, direkt eczanelerden el okuma yöntemleri vb. kontrol edilerek, aile hekimine yazdırmaya gerek kalmaksızın ulaşması sağlanmalıdır. Aile hekimliğindeki tüm girişimlerin (sütür atma, sünnet, küçük cerrahi işlemler, ria takma-çıkarma, günübirlik yatış vb.) gerekli denetiminin sağlanması ile hastanelere faturalanır gibi ayrıca ücretlendirilmesi sağlanmalıdır.<br />
<br />
p) Herhangi bir hastaneden (özel hastane, üniversite hastanelerinden alınanlar dahil) alınmış raporlar (özellikle psikiyatrik raporlar) veya kendisine verilmemiş raporlar (herhangi bir hekim ehliyet sağlık raporu vb. vermemişse) veya hekim-sağlık çalışanına karşı fiili ve/veya sözlü saldırı suçu işlemiş hasta veya hasta yakını ile ilgili bilgi; SGK sisteminden, talep eden doktora verilmelidir. Hatta hasta ile alakalı bilgi uyarı şeklinde hekimin bilgisayar sistemine düşmelidir.<br />
<br />
r) Hastanelerde hekimlere ve sağlık çalışanlarına yapılan saldırılarda, idarecilerin gösterdikleri hatalı ve eksik uygulamaların (hekimleri ve sağlık çalışanını koruyamayacak eksik uygulama, düzen-organizasyon hatası yapan veya hastanede şiddeti önlemeye yönelik kolaylıklar getiren uygulamaları yapamamış ve gerginliğe sebep olmuş idareciler gibi) özellikle fiili ve/veya sözlü saldırı yaşandığı durumlarda (bakanlıkça araştırma yapılması sonrası) idarecilerin dönem karnelerinde puan kaybına neden olması sağlanmalıdır. Bu durumda döner sermayeden yapılacak yüzde kesintinin idarecilerin maaşından kesilmesi katı bir şekilde sağlanmalı ve uygulanmalıdır.<br />
<br />
t) Basın ve yayın organlarının hekimler, sağlık çalışanları ve hastaneler hakkında yaptığı gerçeği yansıtmayan haberlerin, Sağlık Bakanlığı tarafından tekzibi ve haberin doğru halinin aynı şartlar ve yeterli sürede yayınlanması, bu haberlerden dolayı sağlık çalışanlarının maddi-manevi zararına sebep olanlar için tazminat davalarının açılması ve müdahil olan sağlık çalışanlarına tazminat haklarının verilmesi, haberi yapılan olayın basın ve yayın organları tarafından takip edilip adli sonucunun da duyurulmasının ayrıca kanunen yükümlü tutulması,<br />
kamu spotları, hatta hekimlerin ve sağlık çalışanının durumunu anlatan kısa filmlerle halkın aydınlatılması sağlanmalıdır.<br />
<br />
r) Hekimlere, acilde sorunlu hasta ve/veya hasta yakını yönetimi, sorunlu hasta ve/veya hasta yakını ile iletişim teknikleri, Sağlık ve Ceza Hukuku bilgisi Tıp Fakültesi müfredatına eklenmeli veya mezuniyetleri sonrasında verilmelidir. Hekimlere ve sağlık çalışanına iletişim eğitimiyle ilgili eklenmesi gereken bir diğer husus ise bu eğitimlerde, hekimin hizmet sunarken aşağılanmasının, hafife alınmasının da engellenmesi gerekmektedir. Zira hekim kişiye göre de diyaloğa girmektedir. Hekimin kendisini her açıdan tıbben tam izah edemeyeceğini; tıbbi standartları ifade ederken yalvarır ve alttan alır tarzda iletişim eğitiminin onun mesleğini icra etmesinde de mahsur teşkil edeceğini; hekimin, hekimlik sanatını icra ederken kendine güveninin zedelendiği duruma düşürülmemesi gerektiğini de belirtmek isteriz. İlmin, ihsan etmenin, makamın izzeti vardır. Tevazu ile zillet maalesef karıştırılmaktadır.<br />
İcra makamı olan Hükümet ve Sağlık Bakanlığının hekimlerle ilgili tasarruflarında hekimlerle de istişare etmesi, hekimlik sanatının layıkıyla yerine getirilebilmesi açısından elzemdir.<br />
<br />
<br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<br />
<br />
3) Haksız, adaletsiz ve ölçüsüz malpraktis cezaları:<br />
<br />
Malpraktis sadece günümüz konusu olmamıştır. Bizim kültürümüzde adaletle uygulanılması gerçekleşmiştir. Bu konuda Adalet Bakanlığı 2 Çalıştay yapmış ama Sağlık Bakanlığını bu Çalıştaylara davet etmemiştir.  Bu konuda Hekimsen Sendikası olarak yapılan çalışmalarımız mevcut olup hazırlanması gerekli mevzuatta bulunmamızın zaruri olduğunu bilmekte, hekimlerin razı olmayacakları haksız hiçbir mevzuatı sendika olarak kabul etmeyeceğimizi kamuoyuna beyan ederiz.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<br />
4) Mevzuat Hata ve Eksiklikleri:<br />
<br />
a)  Tüm onamlar artık yazılı değil internet ortamında kişinin onamı ile yapılmalı, tüm sağlık rapor uygulamaları mevzuatı hekimlerin temsilcilerinin organizasyonu ile düzenlenmelidir. Hasta görmeden ve kendi kanaatimiz oluşmadan Sağlık Bakanlığı kurulları tarafından takdir edilen raporlar (COVID-19 raporları gibi) otomatik olarak e-devlet’e işlenmeli, hekimler gereksiz bürokrasiden kurtarılmalıdır.<br />
<br />
b) COVID-19 gibi salgınlar nedeniyle vefat eden hekimler ve sağlık çalışanları görev şehidi sayılmalıdır.<br />
<br />
c) Cumhurbaşkanımız pandemi devam ederken genelge yayınlamış: ‘Esnek mesaide olan personelimizin özlük hakları korunacaktır’ demiştir. Ancak esnek mesai yapan hekimlerimiz nöbet tutmasına rağmen nöbet ücretlerini alamamıştır. Hekimler COVID-19 testi pozitif çıkmadan rapor bile kullanamamış hatta çoğu zaman hasta halde çalıştırılmıştır. Hasta olup rapor kullanan aile hekimlerinin ise ücretleri kesilmiştir. SGK’nın tüm yanlış uygulamaları ve Sağlık Bakanlığı’nın yazılımlarının hata ve eksiklikleri hekimlerin kontrolü ve denetimi sonucunda yaptıkları geri bildirimler ile düzenlenmelidir. Sabim ve Cimer’in hekimler üzerindeki baskısı kaldırılmalıdır. Ciddi bir araştırma ve bilirkişi analizi yapılmadan, herhangi bir malpraktis içermeyen şikayetler için hiçbir hekim savunmalarla rahatsız edilmemelidir. Bu uygulama ayrıca hekimlere karşı cebir ve şiddeti azaltmak niyetiyle kurulmuş olsa dahi aksine hekimlere karşı sözlü ve/veya fiziki şiddet katlanarak artmıştır. Neticede hekimleri değersizleştirmiştir.<br />
<br />
d) Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği Aile Hekimliğinde çalışan hekimlerimizin başlıca problemleri içine girmiştir buna göre özet olarak kronik hastalıkların takibi maaşlarında esas olarak bir azalma getirecek(Maaş kesinti kısmı şu sırada uygulanmıyor). Artış getirebilecek olanlarsa çok ciddi azınlıkta. Sosyal medyada işi ilgili haber yapmakta Sözleşme fesih sebebi olmuştur. Yani bir grupta bir eleştiri yapsa bu da bir internet haber sitesine malzeme olsa sözleşmesi fesh edilebilecektir. Demeç verme ceza puanı 50 ama bu puandan başka sözleşme feshide yapılabilir. Ayrıca kanuni hak olarak tanınmamış hiçbir eylem yapamayacaklar, 5 uyarı cezası alsalar yine sözleşme fesih olabilecektir. Entegre hastanelerde de 5 nöbet tutmama keza fesih sebebi sayılmıştır. Aile Sağlığı Elemanları tam bağımsız olmuş koordinasyon ve denetimleri Aile Hekimlerine  bırakılmış ama olağanüstü durumlarda onlara herhangi bir ek ödeme kapısı kapanmıştır. Emeklilik yaşı üst sınırı da  sözleşme şartlarında 65 kabul edilmiştir.<br />
<br />
Aile Hekimlerinin özlük, güvenlik hakları, mesleki kabiliyetleri görmezden gelinmiş, hekim olmalarından kaynaklanan birçok tıbbi girişim, hasta tedavisi bilgileri ve yine getat eğitimi almış tedavi verebilen hekimlerin de unutulmuş olması, hastanelerin hasta yükü ve yoğunluğunu azaltamayacak gerekli desteği ve faydayı sunamayacaktır.<br />
<br />
Değişen ‘Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’’nde bizi ilgilendiren başlıca değişiklikler sayılırsa; Aile Hekimliğinde 657 sayılı DMK’nın 48.Maddesi 4,5,7 nolu bendlerinin uygunluğu şartı, yine 125 .Madde E Bendi, ayrıca DMK 15 bu yönetmeliğe fesih hakkı getiren ekler olmuştur. Bu konu yazımızın sonunda daha teferruatlı açıklanacaktır. Bununla beraber Aile Hekimine çalıştığı mahallede ikameti esastır denmiş yani tüm aksamalar için mesela ‘yolda kaldım, yetişemedim, evim işime uzaktı’ gerekçeleri kaldırılmıştır. Ancak Türkiye’de birçok zaruri şartlar Aile Hekiminin çalıştığı yerde ikamesini imkansız kılabilmektedir. Aile hekimliğinde izinler zaten özlük hakkı olarak verilmemektedir. Aile Hekimliği Birimi çalışanı izin aldığında yerine aynı yerde aynı görevde çalışan birine bırakıp ona izin aldığı gün kadar borçlanmaktadır. Eğer böyle bir kimse yoksa veya yerine bakamazsa, müdürlük tarafından istihdam sağlanırsa maaşı kesilmektedir. Bunun istisnası Sendikamızın güvenlik nedeniyle asla tasvip etmediği tek hekimlik ASM’ler için olmuş onlar 14 güne kadar kompanze edilmişlerdir.<br />
<br />
Aile Hekimliği ücretlendirmesine kronik hasta takipleri girmiş ve bu durum Aile Hekiminin maaşında % 10 kesinti ile % 50 oranında maaşa esas katsayıda artış sağlayabilir denmiş ancak bu artış aile hekimliğinin nüfusuna bağlıdır. Mesela 4000 hastası varsa hiç artış olmayacak, 2700 varsa ve imkansızı başarıp her şeyi tam yapabilse 4000 hasta bakmış gibi ücret alabilecek ama yine çoğunluğun başına geleceği gibi sosyo-ekonomik gelişme düzeyi faktörü nedeniyle maaşı yine kesilecektir. Ancak Türkiye'de AHB'lerini  ortalama 3500 hastaya bakıyor oldukları düşünülürse hepsinin maaşlarının azalacağı görülebilir.<br />
<br />
Bu olayın özeti şu şekilde verilebilir. Aile Hekimlerine üstelik pandemi döneminde hastaların bekleme süresini uzatacak ve bu yoğun koşullarında yapmaları zorunlu  ek bir iş verilmiş ve bu iş sonrası maaşları da azaltılmıştır. Aile Sağlığı Elemanları tam bağımsız olmuş koordinasyon ve denetimleri Aile Hekimlerin bırakılmış ama olağanüstü durumlarda onlara herhangi bir ek ödeme kapısı da kapanmıştır. Bu ödeme yönetmeliği itibarı ile ceza puanının 150 puana ulaşılması veya 5 kez ceza alınmış olması veya  2 yılda yapılabilecek 200 puan cezaya çalıştığı süre içinde orantılanarak ulaştığı tespitinde fesih işlemi gerçekleşmekle birlikte çok kolaylaşmıştır.<br />
<br />
İhtar puanı dışında ki sözleşme fesihleri çoğunlukla 657 sayılı DMK’dan eklenen maddelerle yapılacaktır. Bunlar yukarıda sayılmış olmakla birlikte özet olarak; 1)15. Madde,’ Devlet Memurları, kamu görevleri hakkında basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç veremezler. Bu konuda gerekli bilgi ancak bakanın yetkili kılacağı görevli illerde valiler veya yetkili kılacağı görevli tarafından verilebilir’dir ki sosyal medyada işi ilgili haber yapmak bu kapsama girebilecektir. Yani bir grupta bir eleştiri yapsa bu da bir internet haber sitesine malzeme olsa sözleşmesi fesh edilebilecektir.<br />
<br />
Bununla birlikte Aile Hekimliğinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma şartı gerekmemekte ancak DMK 48.Madde,’ Kamu haklarından mahrum bulunmamak, Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, 1) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak. İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak, yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart,  bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek, Siyasi partiye girmek, Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek, savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak,’ fesih şartı olarak eklenmiştir.<br />
<br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<br />
<br />
5) Asistanlara nöbet ertesi izin verilmelidir. Nöbet ertesi olan personel gerekirse evine bırakılmalıdır. Çalışmaları zorunlu ise öğleye kadar hiç olmazsa kurumlarında dinlenecek ortam oluşturulmalıdır. Nöbet ertesi izin kullanan hiçbir hekimin maaşında kesintiye gidilmemelidir. Hekimler icap nöbetlerinde bir kez de olsa icaba riayet ederse tam nöbet ücreti almalıdır. Nöbet ücretleri hesaplanırken tavan saat sınırı olmamalıdır. Çalışan kaç gün nöbet tuttu ise bunun karşılığı eksiksiz olarak hak edişine yazılmalıdır.<br />
<br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<br />
<br />
6)Getat yüksek lisans eğitimleri açık öğretim sistemi üzerinden hekimlere, diş hekimlerine verilebilmelidir.<br />
<br />
Burada sayamayacağımız kadar yaptığımız talepler hatalı eksik uygulamalar ve mobbing durumları, bu konularda hekimlerin talep ve çözümlerinin hiçbir şekilde dikkate alınmaması Hekimsen Sendikasının eylem sebepleridir.<br />
<br />
Bu sebepler ve taleplerimiz nedenleriyle; 8 Mart 2022 tarihinde kadın çalışanlarımız sorunlarını yerel basın açıklamaları ile beyan edeceklerdir. Bu tarihte sendikamız kadın hekimlerimize nöbet, icap nöbeti yazılmamasını tavsiye etmektedir.  Cerrahpaşa  Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde kurum idaresinin yaklaşımı ve asistan hekime şiddet olayının vuku bulması nedeniyle, 28.02.2022 tarihinde bir gün, Ülke genelinde (14-15-16).03.2022 tarihlerinde 3 gün iş bırakma eylemi kararı almıştır. Yukarıda anılan eylem tarihlerinin tamamında; Acil Servis ve Poliklinikleri, Doğum Salonu, COVID, Onkoloji, Hematoloji Poliklinikleri Adli Tıp Kurumu ve tüm yatan hasta servis çalışmaları kapsam dışı bırakılmıştır. COVID tanı, tedavi, filyasyon ve servislerinde çalışanlar, çalışmalarını aksatmayacak şekilde yeterli nöbetçi hekim ve diğer sağlık çalışanı bulundurmak kaydıyla eyleme katılabilirler. Tüm poliklinik hizmeti verenler, kurumlarında acil icapçı bulundurmak şartıyla, eyleme katılabileceklerdir. Acil servis ve polikliniklerindeki yeşil triajlı hastalarda yaklaşım sadece ampirik tedavi ve olması gerektiği gibi polikliniklere (eylem sonrasına) yönlendirmek şeklinde olacaktır. Ameliyathanelerde sadece acil, onkolojik cerrahiler ile kardiyak by-pass cerrahileri yapılabilecektir. Diğer elektif ameliyatlar yapılmayacaktır. Sağlık kurulları ve heyet poliklinikleri hizmet vermeyeceklerdir.<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Eylemlerimizin amacı; hastalarımızın, hekimlerimizin ve diğer sağlık çalışanlarının mutlu olduğu ve mümkün olan en iyi sağlık hizmetinin alınıp verildiği ideal bir sağlık sistemini ülkemize kazandırmaktır.</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Kamuoyuna Duyurudur; Hekimsen Sendikası İş Bırakma Eylemi Kararı Almıştır !</span></span><br />
<br />
<br />
Tıp Fakültesi standart bir lisans eğitimine göre 3,2 kat daha fazla ders saatine sahip, zorluk derecesi ise en zor fakültelerden biridir. Bunu kıyas etmek bile çok zor olup en başarılı öğrencilerin dahi dönem kaybettiği veya fakülteden başarısızlık nedeniyle atıldığı bir zanaattır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hekimlerin başta 4 Temel Sorunu;</span><br />
<br />
1)Özlük haklarımızın hak ettiğimiz ölçüde verilmemesi<br />
<br />
2) Sağlıkta Şiddet ve buna karşı alınmasını istediğimiz tüm önlemlerin görmezden gelinmesi<br />
<br />
3) Haksız, adaletsiz, ölçüsüz malpraktis cezaları  <br />
<br />
4) Sistem ve mevzuat hatalarıdır.<br />
<br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<br />
<br />
1) Özlük haklarımızın olması gereken düzeyde verilmemesi özellikle hastanelerde çalışan uzman hekimleri de yoksulluk sınırının altına taşımış, ciddi geçim derdine sokmuştur. Bu kadar zor yetiştirilen ve her türlü sanayinin, emlak ticaretinin bile kazancına, varlığına sebep olan hekimler geçinemez durumdadır. Hastanelerin çok <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">büyük bölümünde hekimlere artık ek ödeme de dağıtılamamakta</span>, son <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">20 ayda yaklaşık 9 bin doktor kamudan istifa etmiş bunların 2000’e yakını yurt dışına çıkmış veya çıkmak üzeredir.</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tıp fakültelerinde okuyan öğrenciler yabancı dil kurslarını doldurmuştur</span>. <br />
<br />
Biz de kabul ediyoruz ki ülkemiz zor bir dönemeçten geçmektedir ancak mevcut bütçenin dağıtılmasındaki adaletsizlik esas olarak hekimlerimizce tasvip edilmemektedir. Bugün Tıp Fakültesi eğitimini Türkiye’de alan sığınmacı hekimlerimiz dahi Türkiye’yi vatanları gibi görmek isterken yabancı dil çalışmaktadırlar. Bu en zor eğitimden geçmiş meslek grubunu, ülkemiz adına kaybetmenin zararı, mezun olacak hekimlerce kompanze edilebilse de telafi edilemez.<br />
<br />
<br />
 Bir hafta 10 gün önce bir ilimizdeki kazada bir çocuğumuzun  parmakları kesilmiş. O ilde bulunan bütün vasküler, plastik cerrahlar istifa etmişler, dikecek bir hekim bulunamaz ve çocuk başka bir ile gönderilir ancak parmakların dikilmesi için gerekli süre dolmuştur ve parmakları dikilememiştir. <br />
<br />
Özelde yer bulanlar özel sektöre, yabancı dili yeterli olanlar yurt dışına çıkmaktadır. Bu kısa sürede kompanse edilemeyecek telafi edilemez bir zarardır. Hastanelerde yapılan her hizmet hekimlerin varlığına bağlıdır. Son yıllarda hekimlerin birçok girişim puanları da yine hekimler ile sürdürülebilir diğer sağlık çalışanlarının yaptığı basit tıbbi uygulamaların havuzuna bırakılmış bu şekilde sanki diğer sağlık personeli bu parayı kazandırıyor izlenimi oluşturulmuş ve en son Toplu Sözleşmede diğer sağlık personeline ek ödeme puan olarak % 5 ayrıca da dağıtılan paydaki oran olarak % 20 daha da arttırılmıştır. <br />
<br />
<br />
Diğer sağlık çalışanlarının ücretleri diğer bakanlıklarda çalışan aynı kıdem ve eğitimde bulunanlarla eşleştirilmişken üstüne bu verilmiş artık zaten <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">havuz kuralı nedeniyle ek ödeme alamayan hekimler hiç alamayacak hale gelmişlerdir</span>. Zaten ek ödeme alamayan hekimler bu yapılan haksızlığa çok içerlemiş sicil amirliği yönetmeliği ile kendisinin yanında çalışan personelin bile sicil amiri olmaktan çıkarılmış, bu şekilde yetkisizleştirilmiş artık diğer personelin itaatsizliği ile karşı karşıyadırlar.<br />
<br />
<br />
<br />
Aile Hekimliği ücretleri yıllara sarihan erimiş, sözleşmeli olan tüm diğer hekimler gibi son toplu sözleşmede ise diğer sözleşmelilere verilen % 20-45 oranında zamdan yoksun tutulmuşlardır. Akabinde Türk paramız değer kaybetmiş maaşları ileri derecede erimiştir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2010 yıllarında 6 bin dolar civarında olan maaşları bugün 5 kat değer kaybetmiş,</span> cari giderleri 2018’den beri % 300 civarında artarken onlara bu sürede % 60 civarında zam yapılmıştır.<br />
<br />
<br />
<br />
Cari giderlerle çalıştırılan personelinde sağlık personeli olması hasebiyle maaşları asgari ücretin en az % 50 fazlası olarak belirlenmeli bu gider cari giderler içinde personel giderleri olarak ayrı tutulmalıdır.<br />
<br />
Aile Hekimliğinin de artık çözümsüz bırakılmış ve birikmiş yüzlerce sorunu bulunmaktadır. Sistemi ise faydaya yönelik revize edilmelidir.<br />
<br />
Diş Hekimlerimiz şu sırada yanlarında çalışan sekreterlerinden çok cüzi miktarda fazla, Acil Hekimleri ise yanlarında çalışan sağlık personeli kadar aylık almaya başlamışlardır. <br />
<br />
Diş Hekimlerimiz mevcut ihale yöntemleri ile kaliteli protez üretememekte güncel diş tedavilerini(basit implant uygulamalarına kadar)kurumlarında uygulayamamaktadır. Onlar da mesleklerini geliştirememektedirler. Yaptıkları işlemlerle doğru orantılı olmayan bir puanlama sistemlerine sahip çalışma ortamlarında çoğunlukla yeterli yardımcı personel bulamamakta ergonomik olmayan çalışma yerlerinde verimli olamamaktadırlar.<br />
<br />
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda 3 Şubat 2022 de çıkarılan Ek Ödeme Yönetmeliği ile dağıtılan ek ödeme o kadar adaletsizdir ki; diş hekimlerine hiçbir şey kalmamakta, hekimler az miktarda alabilmekte, eczacılar ise tavandan almaktadırlar. Bunlar kabul edemeyeceğimiz haksız uygulamalardır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<br />
<br />
2) Sağlıkta şiddete karşı hekimler korunmasız bırakılmaktadır. Aile hekimliğinde bütçe artışı gerektirmeyecek şekilde makul silahlarla donatılmış güvenlik görevlisi istihdamı söz konusu olabilecekken Sağlık Bakanlığı buna izin vermemektedir. Güvenlik görevlileri mevzuatı, güvenlik görevlilerine şiddeti durdurmayı değil şiddet olursa müdahaleyi meşru kılmaktadır. Bu durumda <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">güvenlik görevlisi başlamak üzere olan bir saldırıya müdahale edemez ve saldırı olduktan sonra müdahil olur.</span> Bu şekilde güvenlik görevlileri nasıl sağlık personelini koruyabilecektir? Sendikamız izah beklemektedir. Darp suçu işleyenleri ancak oluşturduğumuz sosyal ağ baskılarıyla tutuklatabilmekteyiz. Arttırılması gereken Sağlıkta Şiddete karşı olan cezalar maalesef hakim ve savcılar tarafından tam tersi yapılarak af edilme yolu açılmaktadır. Ancak Adalet Bakanlığı yetkililerine karşı yapılan en ufak saldırılarda tam tersi olmaktadır.<br />
<br />
Sağlıkta Şiddet ve buna karşı alınmasını istediğimiz tüm önlemlerin görmezden gelinmesi: Sağlıkta Şiddet başlı başına ciddi bir sorunumuzdur. Sağlıkta şiddet yasası mahkemeler tarafından görmezden gelinmekte, verilen beyaz kod hemen hemen sadece hekime şiddet uygulayanlarla uzlaşmakla sonuçlandırılmaya çalışılmaktadır. Talep ettiğimiz hiçbir önlem uygulanmamakta, bunun sonucu olarak her gün ortalama 40 adet sağlıkta şiddet olayı yaşanmaktadır. Sağlıkta şiddetin asıl nedeni; hekimlerin değersizleştirilmesidir. Sağlıkta şiddeti engellemek ise ancak caydırıcı ceza ve önlemlerle mümkün olabilir. Aşağıda Sağlık Bakanlığı yetkililerine defalarca iletilmiş taleplerimizin bir kısmı derlenmiştir;<br />
<br />
a) Darp suçu işlemiş kişi akabinde göz altına alınmalıdır.<br />
<br />
b) Savcılık tarafından yapılan araştırmada 2 yıl ve üstünde hapis cezası ile cezalandırılacak fiili işlemiş suçlu tutuklu yargılanmalıdır.<br />
<br />
c) Yine 2 yıl ve üstünde cezası onanmış kişinin cezası ertelenmemelidir. Hapis cezası para cezasına çevrilmemelidir.<br />
<br />
d) Bu tür suçlarda Sağlık Bakanlığı mağdur adına muhatap olmalı, avukatlık hizmeti vermeli, davayı üstlenmelidir. Ayrıca davalar kamu davası olarak takip edilmelidir.<br />
<br />
e) Dava süresince sağlık çalışanlarının mahkemelerde yalnız bırakılıp suçlu ve/veya yakınlarınca taciz edilmelerinin, şikayetlerinden vazgeçirilmeye çalışmalarının önüne geçilmelidir. Örneğin; hekim veya sağlık çalışanı ile suçlu farklı zamanda ifade için çağrılmalı, hekim veya sağlık çalışanına mahkeme içinde ve gidiş geliş yolunda güvenlik ve Sağlık Bakanlığı avukatlarının refakat etmesi sağlanmalı, sağlık çalışanlarının suçlu ile yüz yüze getirilmemesine özen gösterilmelidir. Hekim veya sağlık çalışanı şikayetinden vazgeçse dahi dava kamu davası olarak sürdürülmelidir.<br />
<br />
f) Bununla birlikte ceza alan kişinin sağlık ihtiyaçlarında yapılacak uygulama planlanmalıdır. Daha önce böyle bir eylem gerçekleştirmiş kişi (belirli bir süre için) yakınını dahi sağlık kurumuna getirse tespit edilmeli [kamera ile yüz tanıma veya daha önceki olaylardan dolayı çalışanlar(güvenlik görevlileri vb.) tarafından tanınması durumu gibi ve yalnızca güvenlik nezaretinde veya yakın takiple hastasını takip edebilmelidir. Darp suçundan sonra bu durum en az 5 yıl devam etmeli bu süre psikiyatrik kontrollerle kaldırılmalıdır.<br />
<br />
g) Tamamı olmasa da rasyonel seçilmiş güvenlik görevlilerinde silah olarak tabanca da bulunmalıdır. Güvenlik personeli asgari olarak Watozz gibi elektromanyetik silahları bulundurmalıdır. İsteyen hekim ve sağlık çalışanına da bu silah verilmeli ayrıca bu tür silahlar sağlık çalışanları için vergiden muaf tutulmalıdır. Güvenlik güçleri ve görevlileri ile ilgili mevzuat güncellenmeli güvenlik görevlisi sadece mukabil davranmamalı, riskin olduğunu düşündüğü anda hiç vakit kaybetmeden kişiyi bertaraf edebilmelidir. Hekimlere yakın konumlanmalılar ve acil durumlarda en geç 10 saniyede müdahale edebilmelidirler.<br />
<br />
h) Emniyet teşkilatı da hastanelerde 24 saat bulunarak güvenlik hizmetini sağlamalıdır. Kurum temsilcisi talebi durumunda emniyet teşkilatı güvenlik görevlilerini koordine etme yetkisine sahip olmalı veya yetkilice vazifelendirilebilmelidir.<br />
<br />
ı) Hapis cezası almış ve süresini tamamlamış veya hapis cezası almış ancak cezaevinde yatmamış (2 yıl altında vb.) kişiler en az aldıkları süre kadar, çok acil durumlar dışında (kırmızı-sarı triyaj), açık cezaevlerinin sağlık sunucusundan hizmet almalı veya bunun için büyük hastanelerde bulunan mahkûm odası ve polikliniği kullanılmalıdır. Acil durumlarda dahi güvenlik denetiminde sağlık hizmeti sunulmalıdır. Bu tanınmış süre ancak psikiyatrik kontrollerle sonlandırılmalıdır.<br />
<br />
i) Tüm Hastanelerin bütün girişlerinde X-Ray cihazı gibi yöntemlerle delici-kesici alet, ateşli silah taraması yapılmalı ve kanunen hastanelere silahla girişler tamamen yasaklanmalıdır. Bu tür bir cihazı sokmaya çalışan hakkında işlem yapılmalı ikinci kez bu durumun yapılması durumunda kişi asgari ücret kadar her tekrarında bir kat daha arttırılarak, 3. sefer sonrası ise gözaltına alınmalı, adli makamlarca mahkemeye sevki sağlanmalıdır. Bu silah ateşli silah ise daha 1. seferinde para cezası yanında adli makamlarca mahkemeye sevki sağlanmalıdır.<br />
<br />
k) İfade verenlerin ise ifadelerini gizli olarak verebilmesi sağlanmalıdır.<br />
<br />
l) Sağlık Bakanlığı, gerekirse DMO veya diğer resmi veya yarı resmi şirketlere çelik yelek veya doktor önlüğü şeklinde kumaş çelik yelek ürettirerek bu ürünleri giymek isteyen hekimlere destek olmalıdır.<br />
<br />
m) Aile Hekimlikleri tamamen korumasızdır. Bütçe artışı bile gerektirmeyecek şekilde sınıf yükselten Aile Sağlığı Merkezlerinde çalıştırılması gereken ortalama 2 personelin Sağlık Bakanlığının talep ettiği gibi sadece sağlık personeli ile değil en az birinin elektromanyetik silah ruhsatlı silahlı güvenlik ile sağlanarak güvenlik sorununun asgariye indirilmesi gereklidir.<br />
<br />
n) Darp şiddet suçu işlemiş kişi yukarıda sınırlandırılmış şartlarla bile sağlık hizmeti alsa ilaçları dahil SGK’nın kişi için harcamalarının ancak yarısını sağlaması da ayrıca caydırıcı bir çözüm olur.<br />
<br />
o) Acil servislerde çeşitli düzenlemelere gidilmesi gerekmektedir. Hastanın yanında acil servise ve muayene odasına en çok 1 (bir) refakatçiden fazla alınmamalıdır. Hassas durumlarda (gebelik eylemi, kalp krizi, beyin kanaması vb.) hastaların bekletilmeden sağlık hizmetine ulaşabilmeleri için gerekli düzenlemeler sağlanmalı ve her hastanede mutlak triyaj sistemine geçilerek triyajın doğru bir şekilde işlemesi sağlanmalıdır. Sağlık çalışanlarının güvenliğini sağlayacak yapılanmaların yeterli güvenlik organizasyonlarıyla sağlanması gerekmektedir.<br />
Hastanelerin yoğunluğunu azaltmak için Aile Hekimliği uygulaması geliştirilmelidir. Örneğin, raporlu hastaların durumları kontrol altında ve stabil ise; ilaçlarına veya tıbbi sarflarına, direkt eczanelerden el okuma yöntemleri vb. kontrol edilerek, aile hekimine yazdırmaya gerek kalmaksızın ulaşması sağlanmalıdır. Aile hekimliğindeki tüm girişimlerin (sütür atma, sünnet, küçük cerrahi işlemler, ria takma-çıkarma, günübirlik yatış vb.) gerekli denetiminin sağlanması ile hastanelere faturalanır gibi ayrıca ücretlendirilmesi sağlanmalıdır.<br />
<br />
p) Herhangi bir hastaneden (özel hastane, üniversite hastanelerinden alınanlar dahil) alınmış raporlar (özellikle psikiyatrik raporlar) veya kendisine verilmemiş raporlar (herhangi bir hekim ehliyet sağlık raporu vb. vermemişse) veya hekim-sağlık çalışanına karşı fiili ve/veya sözlü saldırı suçu işlemiş hasta veya hasta yakını ile ilgili bilgi; SGK sisteminden, talep eden doktora verilmelidir. Hatta hasta ile alakalı bilgi uyarı şeklinde hekimin bilgisayar sistemine düşmelidir.<br />
<br />
r) Hastanelerde hekimlere ve sağlık çalışanlarına yapılan saldırılarda, idarecilerin gösterdikleri hatalı ve eksik uygulamaların (hekimleri ve sağlık çalışanını koruyamayacak eksik uygulama, düzen-organizasyon hatası yapan veya hastanede şiddeti önlemeye yönelik kolaylıklar getiren uygulamaları yapamamış ve gerginliğe sebep olmuş idareciler gibi) özellikle fiili ve/veya sözlü saldırı yaşandığı durumlarda (bakanlıkça araştırma yapılması sonrası) idarecilerin dönem karnelerinde puan kaybına neden olması sağlanmalıdır. Bu durumda döner sermayeden yapılacak yüzde kesintinin idarecilerin maaşından kesilmesi katı bir şekilde sağlanmalı ve uygulanmalıdır.<br />
<br />
t) Basın ve yayın organlarının hekimler, sağlık çalışanları ve hastaneler hakkında yaptığı gerçeği yansıtmayan haberlerin, Sağlık Bakanlığı tarafından tekzibi ve haberin doğru halinin aynı şartlar ve yeterli sürede yayınlanması, bu haberlerden dolayı sağlık çalışanlarının maddi-manevi zararına sebep olanlar için tazminat davalarının açılması ve müdahil olan sağlık çalışanlarına tazminat haklarının verilmesi, haberi yapılan olayın basın ve yayın organları tarafından takip edilip adli sonucunun da duyurulmasının ayrıca kanunen yükümlü tutulması,<br />
kamu spotları, hatta hekimlerin ve sağlık çalışanının durumunu anlatan kısa filmlerle halkın aydınlatılması sağlanmalıdır.<br />
<br />
r) Hekimlere, acilde sorunlu hasta ve/veya hasta yakını yönetimi, sorunlu hasta ve/veya hasta yakını ile iletişim teknikleri, Sağlık ve Ceza Hukuku bilgisi Tıp Fakültesi müfredatına eklenmeli veya mezuniyetleri sonrasında verilmelidir. Hekimlere ve sağlık çalışanına iletişim eğitimiyle ilgili eklenmesi gereken bir diğer husus ise bu eğitimlerde, hekimin hizmet sunarken aşağılanmasının, hafife alınmasının da engellenmesi gerekmektedir. Zira hekim kişiye göre de diyaloğa girmektedir. Hekimin kendisini her açıdan tıbben tam izah edemeyeceğini; tıbbi standartları ifade ederken yalvarır ve alttan alır tarzda iletişim eğitiminin onun mesleğini icra etmesinde de mahsur teşkil edeceğini; hekimin, hekimlik sanatını icra ederken kendine güveninin zedelendiği duruma düşürülmemesi gerektiğini de belirtmek isteriz. İlmin, ihsan etmenin, makamın izzeti vardır. Tevazu ile zillet maalesef karıştırılmaktadır.<br />
İcra makamı olan Hükümet ve Sağlık Bakanlığının hekimlerle ilgili tasarruflarında hekimlerle de istişare etmesi, hekimlik sanatının layıkıyla yerine getirilebilmesi açısından elzemdir.<br />
<br />
<br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<br />
<br />
3) Haksız, adaletsiz ve ölçüsüz malpraktis cezaları:<br />
<br />
Malpraktis sadece günümüz konusu olmamıştır. Bizim kültürümüzde adaletle uygulanılması gerçekleşmiştir. Bu konuda Adalet Bakanlığı 2 Çalıştay yapmış ama Sağlık Bakanlığını bu Çalıştaylara davet etmemiştir.  Bu konuda Hekimsen Sendikası olarak yapılan çalışmalarımız mevcut olup hazırlanması gerekli mevzuatta bulunmamızın zaruri olduğunu bilmekte, hekimlerin razı olmayacakları haksız hiçbir mevzuatı sendika olarak kabul etmeyeceğimizi kamuoyuna beyan ederiz.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<br />
4) Mevzuat Hata ve Eksiklikleri:<br />
<br />
a)  Tüm onamlar artık yazılı değil internet ortamında kişinin onamı ile yapılmalı, tüm sağlık rapor uygulamaları mevzuatı hekimlerin temsilcilerinin organizasyonu ile düzenlenmelidir. Hasta görmeden ve kendi kanaatimiz oluşmadan Sağlık Bakanlığı kurulları tarafından takdir edilen raporlar (COVID-19 raporları gibi) otomatik olarak e-devlet’e işlenmeli, hekimler gereksiz bürokrasiden kurtarılmalıdır.<br />
<br />
b) COVID-19 gibi salgınlar nedeniyle vefat eden hekimler ve sağlık çalışanları görev şehidi sayılmalıdır.<br />
<br />
c) Cumhurbaşkanımız pandemi devam ederken genelge yayınlamış: ‘Esnek mesaide olan personelimizin özlük hakları korunacaktır’ demiştir. Ancak esnek mesai yapan hekimlerimiz nöbet tutmasına rağmen nöbet ücretlerini alamamıştır. Hekimler COVID-19 testi pozitif çıkmadan rapor bile kullanamamış hatta çoğu zaman hasta halde çalıştırılmıştır. Hasta olup rapor kullanan aile hekimlerinin ise ücretleri kesilmiştir. SGK’nın tüm yanlış uygulamaları ve Sağlık Bakanlığı’nın yazılımlarının hata ve eksiklikleri hekimlerin kontrolü ve denetimi sonucunda yaptıkları geri bildirimler ile düzenlenmelidir. Sabim ve Cimer’in hekimler üzerindeki baskısı kaldırılmalıdır. Ciddi bir araştırma ve bilirkişi analizi yapılmadan, herhangi bir malpraktis içermeyen şikayetler için hiçbir hekim savunmalarla rahatsız edilmemelidir. Bu uygulama ayrıca hekimlere karşı cebir ve şiddeti azaltmak niyetiyle kurulmuş olsa dahi aksine hekimlere karşı sözlü ve/veya fiziki şiddet katlanarak artmıştır. Neticede hekimleri değersizleştirmiştir.<br />
<br />
d) Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği Aile Hekimliğinde çalışan hekimlerimizin başlıca problemleri içine girmiştir buna göre özet olarak kronik hastalıkların takibi maaşlarında esas olarak bir azalma getirecek(Maaş kesinti kısmı şu sırada uygulanmıyor). Artış getirebilecek olanlarsa çok ciddi azınlıkta. Sosyal medyada işi ilgili haber yapmakta Sözleşme fesih sebebi olmuştur. Yani bir grupta bir eleştiri yapsa bu da bir internet haber sitesine malzeme olsa sözleşmesi fesh edilebilecektir. Demeç verme ceza puanı 50 ama bu puandan başka sözleşme feshide yapılabilir. Ayrıca kanuni hak olarak tanınmamış hiçbir eylem yapamayacaklar, 5 uyarı cezası alsalar yine sözleşme fesih olabilecektir. Entegre hastanelerde de 5 nöbet tutmama keza fesih sebebi sayılmıştır. Aile Sağlığı Elemanları tam bağımsız olmuş koordinasyon ve denetimleri Aile Hekimlerine  bırakılmış ama olağanüstü durumlarda onlara herhangi bir ek ödeme kapısı kapanmıştır. Emeklilik yaşı üst sınırı da  sözleşme şartlarında 65 kabul edilmiştir.<br />
<br />
Aile Hekimlerinin özlük, güvenlik hakları, mesleki kabiliyetleri görmezden gelinmiş, hekim olmalarından kaynaklanan birçok tıbbi girişim, hasta tedavisi bilgileri ve yine getat eğitimi almış tedavi verebilen hekimlerin de unutulmuş olması, hastanelerin hasta yükü ve yoğunluğunu azaltamayacak gerekli desteği ve faydayı sunamayacaktır.<br />
<br />
Değişen ‘Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’’nde bizi ilgilendiren başlıca değişiklikler sayılırsa; Aile Hekimliğinde 657 sayılı DMK’nın 48.Maddesi 4,5,7 nolu bendlerinin uygunluğu şartı, yine 125 .Madde E Bendi, ayrıca DMK 15 bu yönetmeliğe fesih hakkı getiren ekler olmuştur. Bu konu yazımızın sonunda daha teferruatlı açıklanacaktır. Bununla beraber Aile Hekimine çalıştığı mahallede ikameti esastır denmiş yani tüm aksamalar için mesela ‘yolda kaldım, yetişemedim, evim işime uzaktı’ gerekçeleri kaldırılmıştır. Ancak Türkiye’de birçok zaruri şartlar Aile Hekiminin çalıştığı yerde ikamesini imkansız kılabilmektedir. Aile hekimliğinde izinler zaten özlük hakkı olarak verilmemektedir. Aile Hekimliği Birimi çalışanı izin aldığında yerine aynı yerde aynı görevde çalışan birine bırakıp ona izin aldığı gün kadar borçlanmaktadır. Eğer böyle bir kimse yoksa veya yerine bakamazsa, müdürlük tarafından istihdam sağlanırsa maaşı kesilmektedir. Bunun istisnası Sendikamızın güvenlik nedeniyle asla tasvip etmediği tek hekimlik ASM’ler için olmuş onlar 14 güne kadar kompanze edilmişlerdir.<br />
<br />
Aile Hekimliği ücretlendirmesine kronik hasta takipleri girmiş ve bu durum Aile Hekiminin maaşında % 10 kesinti ile % 50 oranında maaşa esas katsayıda artış sağlayabilir denmiş ancak bu artış aile hekimliğinin nüfusuna bağlıdır. Mesela 4000 hastası varsa hiç artış olmayacak, 2700 varsa ve imkansızı başarıp her şeyi tam yapabilse 4000 hasta bakmış gibi ücret alabilecek ama yine çoğunluğun başına geleceği gibi sosyo-ekonomik gelişme düzeyi faktörü nedeniyle maaşı yine kesilecektir. Ancak Türkiye'de AHB'lerini  ortalama 3500 hastaya bakıyor oldukları düşünülürse hepsinin maaşlarının azalacağı görülebilir.<br />
<br />
Bu olayın özeti şu şekilde verilebilir. Aile Hekimlerine üstelik pandemi döneminde hastaların bekleme süresini uzatacak ve bu yoğun koşullarında yapmaları zorunlu  ek bir iş verilmiş ve bu iş sonrası maaşları da azaltılmıştır. Aile Sağlığı Elemanları tam bağımsız olmuş koordinasyon ve denetimleri Aile Hekimlerin bırakılmış ama olağanüstü durumlarda onlara herhangi bir ek ödeme kapısı da kapanmıştır. Bu ödeme yönetmeliği itibarı ile ceza puanının 150 puana ulaşılması veya 5 kez ceza alınmış olması veya  2 yılda yapılabilecek 200 puan cezaya çalıştığı süre içinde orantılanarak ulaştığı tespitinde fesih işlemi gerçekleşmekle birlikte çok kolaylaşmıştır.<br />
<br />
İhtar puanı dışında ki sözleşme fesihleri çoğunlukla 657 sayılı DMK’dan eklenen maddelerle yapılacaktır. Bunlar yukarıda sayılmış olmakla birlikte özet olarak; 1)15. Madde,’ Devlet Memurları, kamu görevleri hakkında basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç veremezler. Bu konuda gerekli bilgi ancak bakanın yetkili kılacağı görevli illerde valiler veya yetkili kılacağı görevli tarafından verilebilir’dir ki sosyal medyada işi ilgili haber yapmak bu kapsama girebilecektir. Yani bir grupta bir eleştiri yapsa bu da bir internet haber sitesine malzeme olsa sözleşmesi fesh edilebilecektir.<br />
<br />
Bununla birlikte Aile Hekimliğinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma şartı gerekmemekte ancak DMK 48.Madde,’ Kamu haklarından mahrum bulunmamak, Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, 1) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak. İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak, yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart,  bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek, Siyasi partiye girmek, Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek, savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak,’ fesih şartı olarak eklenmiştir.<br />
<br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<br />
<br />
5) Asistanlara nöbet ertesi izin verilmelidir. Nöbet ertesi olan personel gerekirse evine bırakılmalıdır. Çalışmaları zorunlu ise öğleye kadar hiç olmazsa kurumlarında dinlenecek ortam oluşturulmalıdır. Nöbet ertesi izin kullanan hiçbir hekimin maaşında kesintiye gidilmemelidir. Hekimler icap nöbetlerinde bir kez de olsa icaba riayet ederse tam nöbet ücreti almalıdır. Nöbet ücretleri hesaplanırken tavan saat sınırı olmamalıdır. Çalışan kaç gün nöbet tuttu ise bunun karşılığı eksiksiz olarak hak edişine yazılmalıdır.<br />
<br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<br />
<br />
6)Getat yüksek lisans eğitimleri açık öğretim sistemi üzerinden hekimlere, diş hekimlerine verilebilmelidir.<br />
<br />
Burada sayamayacağımız kadar yaptığımız talepler hatalı eksik uygulamalar ve mobbing durumları, bu konularda hekimlerin talep ve çözümlerinin hiçbir şekilde dikkate alınmaması Hekimsen Sendikasının eylem sebepleridir.<br />
<br />
Bu sebepler ve taleplerimiz nedenleriyle; 8 Mart 2022 tarihinde kadın çalışanlarımız sorunlarını yerel basın açıklamaları ile beyan edeceklerdir. Bu tarihte sendikamız kadın hekimlerimize nöbet, icap nöbeti yazılmamasını tavsiye etmektedir.  Cerrahpaşa  Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde kurum idaresinin yaklaşımı ve asistan hekime şiddet olayının vuku bulması nedeniyle, 28.02.2022 tarihinde bir gün, Ülke genelinde (14-15-16).03.2022 tarihlerinde 3 gün iş bırakma eylemi kararı almıştır. Yukarıda anılan eylem tarihlerinin tamamında; Acil Servis ve Poliklinikleri, Doğum Salonu, COVID, Onkoloji, Hematoloji Poliklinikleri Adli Tıp Kurumu ve tüm yatan hasta servis çalışmaları kapsam dışı bırakılmıştır. COVID tanı, tedavi, filyasyon ve servislerinde çalışanlar, çalışmalarını aksatmayacak şekilde yeterli nöbetçi hekim ve diğer sağlık çalışanı bulundurmak kaydıyla eyleme katılabilirler. Tüm poliklinik hizmeti verenler, kurumlarında acil icapçı bulundurmak şartıyla, eyleme katılabileceklerdir. Acil servis ve polikliniklerindeki yeşil triajlı hastalarda yaklaşım sadece ampirik tedavi ve olması gerektiği gibi polikliniklere (eylem sonrasına) yönlendirmek şeklinde olacaktır. Ameliyathanelerde sadece acil, onkolojik cerrahiler ile kardiyak by-pass cerrahileri yapılabilecektir. Diğer elektif ameliyatlar yapılmayacaktır. Sağlık kurulları ve heyet poliklinikleri hizmet vermeyeceklerdir.<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Eylemlerimizin amacı; hastalarımızın, hekimlerimizin ve diğer sağlık çalışanlarının mutlu olduğu ve mümkün olan en iyi sağlık hizmetinin alınıp verildiği ideal bir sağlık sistemini ülkemize kazandırmaktır.</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[tıp eğitiminin devlete masrafının 0 tl olması]]></title>
			<link>https://mediforum.net/konu-tip-egitiminin-devlete-masrafinin-0-tl-olmasi.html</link>
			<pubDate>Sat, 12 Mar 2022 13:30:23 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://mediforum.net/member.php?action=profile&uid=902">MediTus</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://mediforum.net/konu-tip-egitiminin-devlete-masrafinin-0-tl-olmasi.html</guid>
			<description><![CDATA[haklılık payı bulunan ve araştırılması gereken önerme.<br />
<br />
şimdi ben bu memleketin en yüksek puanlı tıp fakültesinden mezun biriyim. yani bayağı başarılı bir öğrenciydim. devlet bana 30 bin kredi verdi 60 bin civarı geri ödemesi var. yani burs vermedi. %100 faizli kredi gibi bir şey oluyor. bu cepte.<br />
<br />
yemek bursum da yoktu. fakültedeki yemek kartıma para yüklemek suretiyle yemeğimi kendim cebimden ödedim.<br />
<br />
ders notlarımı, ders kitaplarımı, textbooklarımı ben kendi paramla kendi cebimden aldım. devlet al şu harrison’ı demedi. her türlü gerekli kaynak kitabı ben cebimden karşıladım.<br />
<br />
önce bir konukevinde kaldım, daha sonra eve çıktım. devletten yine 0 tl destek.<br />
<br />
ulaşımımı da devlet ödemedi. çatır çatır ben ödedim.<br />
<br />
hastane içindeki stajlarımda ve internlüğümde benim eğitimim için ek bir masraf asla çıkmadı. hastanenin zaten yaptığı işlere önce gözlemci oldum. sonrasında ayda 700 liraya it gibi hem sekreterlerin, hem hasta bakıcıların, hem hemşirelerin işini yaptım. bir hemşire maaşı 10.000 lira. 12 ay süren internlük. devlet bana her ay 9300 lira eksik para vermiş demektir. yani devlet bana 111.600 lira borçlu.<br />
<br />
şimdi hiç tıp okumamışlar diyecek ki “ya ama laboratuvar falan”. 600 kişiydik dönem olarak, laboratuvarda herhangi bir deney yapma imkanı olmadı. girişteki masada deneyi anlatan öğretim elemanını izleyebildik sadece. deney dediğin de işte acid fast boyama, gram boyama vs. her biri 2-3 lira ancak tutar.<br />
<br />
şimdi şu sizi bu devlet okuttu falan diyenler bir yazabilirlerse eğer devlet tam olarak tıp eğitiminde öğrenciye ne gibi bir harcama yapıyor, biz bir aydınlanalım. adam gidiyor bir mri cihazı kaç para diyor. ben olmasam da o mri orada olacak zaten. daha tıp hayatım boyunca öğrenci için çalıştırılan mri’ı geçtim ekg cihazı bile görmedim.<br />
<br />
hadi bakalım görelim neymiş şu devletin bizi okuttuğu türküsü.<br />
<br />
edit: ahaha hoca maaşı hizmetli parası amfi bakımı falan diyorlar. onlar her üniversitede her bölümde her fakültede olan şeyler arkadaşım. sen gidip su ürünleri veya at antrenörlüğü de okusan bu giderler var. tıp öğrencilerine sizi bu gariban millet okuttu diyip duruyorsunuz ya hani, neden yurtdışına giden mühendislere de benzer şeyler söylemiyorsunuz? madem bunları giderden sayıyorsunuz. ha yok bunlar değil size şurada ek harcama yapıldı diyorsanız da söyleyin bilelim. 10 sayfa hakaret var 1 tane mantıklı argüman yok. orijini herhangi bir fakülte olarak alınca demek ki tıp eğitiminin ekstra masrafı 0 tl.<br />
<br />
edit2: hani 8-9 alıyordunuz, hemşire nasıl 10 alıyor diyenler olmuş. hemşire, ambulans şoförü, temizlik personeli, çaycı vb hepsi pratisyen hekimlerden yüksek ödeme alıyorlar. son zamlar öncesi ambulans şoförü 7500 alırken yeni başlayan pratisyen 7200 alıyordu.<br />
<br />
edit3: hala daha standart üniversite giderlerini yazıp “aha işte gider!!!” diyenler var. o giderler tüm üniversitelerde var. devlet tıp öğrencisine ekstra ne harcamış onu söyleyin. neden her kademede zorunlu hizmet yapmak zorundayız biz? kime ne borcumuz var? mezun ol 2 sene zorunlu hizmet yap. uzman ol 2 sene zorunlu hizmet yap. yandal uzmanı ol bir 2 sene de ona zorunlu hizmet yap. neyin borcu bu öde öde bitmiyor? masraf sadece bu saydığınız giderlerse her üniversitede var bu giderler. neden herkes zorunlu hizmet yapmıyor? zorunlu hizmetin kaldırılması için iki kelam edin kendinize bu denli güveniyorsanız sayın halkım. bakalım acil servisleri bile açık tutabilecek sayıda hekim bulabilecek misiniz?<br />
<br />
<br />
<br />
drcatman]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[haklılık payı bulunan ve araştırılması gereken önerme.<br />
<br />
şimdi ben bu memleketin en yüksek puanlı tıp fakültesinden mezun biriyim. yani bayağı başarılı bir öğrenciydim. devlet bana 30 bin kredi verdi 60 bin civarı geri ödemesi var. yani burs vermedi. %100 faizli kredi gibi bir şey oluyor. bu cepte.<br />
<br />
yemek bursum da yoktu. fakültedeki yemek kartıma para yüklemek suretiyle yemeğimi kendim cebimden ödedim.<br />
<br />
ders notlarımı, ders kitaplarımı, textbooklarımı ben kendi paramla kendi cebimden aldım. devlet al şu harrison’ı demedi. her türlü gerekli kaynak kitabı ben cebimden karşıladım.<br />
<br />
önce bir konukevinde kaldım, daha sonra eve çıktım. devletten yine 0 tl destek.<br />
<br />
ulaşımımı da devlet ödemedi. çatır çatır ben ödedim.<br />
<br />
hastane içindeki stajlarımda ve internlüğümde benim eğitimim için ek bir masraf asla çıkmadı. hastanenin zaten yaptığı işlere önce gözlemci oldum. sonrasında ayda 700 liraya it gibi hem sekreterlerin, hem hasta bakıcıların, hem hemşirelerin işini yaptım. bir hemşire maaşı 10.000 lira. 12 ay süren internlük. devlet bana her ay 9300 lira eksik para vermiş demektir. yani devlet bana 111.600 lira borçlu.<br />
<br />
şimdi hiç tıp okumamışlar diyecek ki “ya ama laboratuvar falan”. 600 kişiydik dönem olarak, laboratuvarda herhangi bir deney yapma imkanı olmadı. girişteki masada deneyi anlatan öğretim elemanını izleyebildik sadece. deney dediğin de işte acid fast boyama, gram boyama vs. her biri 2-3 lira ancak tutar.<br />
<br />
şimdi şu sizi bu devlet okuttu falan diyenler bir yazabilirlerse eğer devlet tam olarak tıp eğitiminde öğrenciye ne gibi bir harcama yapıyor, biz bir aydınlanalım. adam gidiyor bir mri cihazı kaç para diyor. ben olmasam da o mri orada olacak zaten. daha tıp hayatım boyunca öğrenci için çalıştırılan mri’ı geçtim ekg cihazı bile görmedim.<br />
<br />
hadi bakalım görelim neymiş şu devletin bizi okuttuğu türküsü.<br />
<br />
edit: ahaha hoca maaşı hizmetli parası amfi bakımı falan diyorlar. onlar her üniversitede her bölümde her fakültede olan şeyler arkadaşım. sen gidip su ürünleri veya at antrenörlüğü de okusan bu giderler var. tıp öğrencilerine sizi bu gariban millet okuttu diyip duruyorsunuz ya hani, neden yurtdışına giden mühendislere de benzer şeyler söylemiyorsunuz? madem bunları giderden sayıyorsunuz. ha yok bunlar değil size şurada ek harcama yapıldı diyorsanız da söyleyin bilelim. 10 sayfa hakaret var 1 tane mantıklı argüman yok. orijini herhangi bir fakülte olarak alınca demek ki tıp eğitiminin ekstra masrafı 0 tl.<br />
<br />
edit2: hani 8-9 alıyordunuz, hemşire nasıl 10 alıyor diyenler olmuş. hemşire, ambulans şoförü, temizlik personeli, çaycı vb hepsi pratisyen hekimlerden yüksek ödeme alıyorlar. son zamlar öncesi ambulans şoförü 7500 alırken yeni başlayan pratisyen 7200 alıyordu.<br />
<br />
edit3: hala daha standart üniversite giderlerini yazıp “aha işte gider!!!” diyenler var. o giderler tüm üniversitelerde var. devlet tıp öğrencisine ekstra ne harcamış onu söyleyin. neden her kademede zorunlu hizmet yapmak zorundayız biz? kime ne borcumuz var? mezun ol 2 sene zorunlu hizmet yap. uzman ol 2 sene zorunlu hizmet yap. yandal uzmanı ol bir 2 sene de ona zorunlu hizmet yap. neyin borcu bu öde öde bitmiyor? masraf sadece bu saydığınız giderlerse her üniversitede var bu giderler. neden herkes zorunlu hizmet yapmıyor? zorunlu hizmetin kaldırılması için iki kelam edin kendinize bu denli güveniyorsanız sayın halkım. bakalım acil servisleri bile açık tutabilecek sayıda hekim bulabilecek misiniz?<br />
<br />
<br />
<br />
drcatman]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hekimler için randevusuz hasta bakın genelgesi]]></title>
			<link>https://mediforum.net/konu-hekimler-icin-randevusuz-hasta-bakin-genelgesi.html</link>
			<pubDate>Fri, 11 Mar 2022 13:12:32 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://mediforum.net/member.php?action=profile&uid=8">Darkwatch</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://mediforum.net/konu-hekimler-icin-randevusuz-hasta-bakin-genelgesi.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://i.hizliresim.com/jfk9cep.jpeg" loading="lazy"  alt="[Resim: jfk9cep.jpeg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
Hekimler eylemde biliyorsunuz konuyu. <br />
<br />
Covid döneminde randevusuz hasta bakılmayacak durumu covid hafiflediği gerekçesi ile mhrs harici randevusuz hasta bakılacak olarak genelge ile bildirildi. <br />
<br />
Bir sağlık çalışanı olarak ben mhrs nin dahi hasta yükü oldukça fazla iken bu kararı yanlış buluyorum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://i.hizliresim.com/jfk9cep.jpeg" loading="lazy"  alt="[Resim: jfk9cep.jpeg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
Hekimler eylemde biliyorsunuz konuyu. <br />
<br />
Covid döneminde randevusuz hasta bakılmayacak durumu covid hafiflediği gerekçesi ile mhrs harici randevusuz hasta bakılacak olarak genelge ile bildirildi. <br />
<br />
Bir sağlık çalışanı olarak ben mhrs nin dahi hasta yükü oldukça fazla iken bu kararı yanlış buluyorum.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tüm sağlık çalışanlarına ve yakınlarına sırasız muayene]]></title>
			<link>https://mediforum.net/konu-tum-saglik-calisanlarina-ve-yakinlarina-sirasiz-muayene.html</link>
			<pubDate>Mon, 07 Mar 2022 23:06:50 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://mediforum.net/member.php?action=profile&uid=902">MediTus</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://mediforum.net/konu-tum-saglik-calisanlarina-ve-yakinlarina-sirasiz-muayene.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://cdn.eksisozluk.com/2022/3/7/d/dswgm6nx.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: dswgm6nx.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
<br />
Sağlık sen yayınladığı mesajda Tokat ilinde tüm sağlık çalışanları ve birinci derece yakınlarının MHRS den sıra almasalar dahi başvurdukları gün muayene olabileceklerini söyledi.<br />
<br />
<br />
Bu durum tepki ile karşılandı..<br />
<br />
Peki yönetmelik ne der?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YATAKLI TEDAVİ KURUMLARI İŞLETME YÖNETMELİĞİ<br />
</span><br />
<br />
I - TIBBİ HİZMETLER<br />
<br />
A – PoliklinikHizmetleri :<br />
<br />
Madde 6 – Poliklinikler, ayaktan muayene, tetkik, teşhis ve tedavi hizmetlerinin yapıldığı hastaların yataklı tedavi kurumlarında ilk müracaat üniteleridir.<br />
<br />
Madde 7 – Poliklinik muayenelerinde gizlilik prensiblerine riayet esastır. Burada, halkın gelenek ve ahlak kurallarına saygı gösterilir. Hastalar teker teker muayene edilir. Muayene esnasında poliklinik odasında tıp ve yardımcı tıp meslekleri personelinden başka kimsenin bulunmaması gerekir. Ancak hasta isterse ailesinden biri veya bir yakını bulunabilir.<br />
<br />
Madde 8 – (Değişik birinci fıkra: 1/4/2005-2005/8720 K.) Yataklı tedavi kurumlarında mevcut her klinisyen uzmanın poliklinik hizmeti vermesine yönelik düzenleme yapılarak hastaların hekim seçmesine imkan sağlanır.<br />
<br />
Aynı cerrahi dalda tek uzman tabib olursa; baştabiblikçe bu uzmanın görüşü alınarak ameliyat ve poliklinik günleri ayrılabilir. Bu takdirde poliklinik günü dışında müracaat eden acil vak’alar bekletilmez.<br />
<br />
Kadrolarında diş tabibi bulunan yataklı tedavi kurumlarında diş tabibleri de yukarıdaki hükümlere göre poliklinik yaparlar.<br />
<br />
(Mülga Dördüncü fıkra: 1/4/2005-2005/8720 K.)<br />
<br />
Madde 9 – Baştabibin uzmanlık şubesinde başka bir uzman tabib varsa baştabib poliklinik yapmakta yükümlü değildir.<br />
<br />
Madde 10 – (Değişik: 1/4/2005-2005/8720 K.)<br />
<br />
Eğitim hastanelerinde poliklinik muayeneleri baştabibin düzenleyeceği bir program dahilinde aynı daldaki şef, şef yardımcısı, başasistan ve uzmanlar tarafından yapılır.<br />
<br />
Madde 11 – <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Polikliniklere başvuran hastalara sıra numarası verilir.</span> Muayene buna göre yapılır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff4136;" class="mycode_color">Ağır, acil, yaşlı hastalarla sakatlar ve adli vak'alar için sıra gözetilmez.</span></span><br />
<br />
Adli vak'alara, poliklinikte ve diğer gerekli işlemlerin tamamlanmasında, geçici ve kesin raporların düzenlenmesinde öncelik tanınır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tüberkülozlu hastaların (acil vak'alar hariç) verem savaşı dispanserlerinden sevk edilmiş olmaları icap eder.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayrıca yataklı tedavi kurumlarına, sağlık ocaklarından, koruyucu sağlık hizmeti yapan kuruluşlardan (verem savaş,ana çocuk sağlığı, trahom dispanserleri gibi) sevk edilen hastalarla, daha küçük bir tedavi kurumu, müdavi tabib veya müessese tabibi tarafından tıbbi bir zorunluluk icabı gönderilen hastalara polikliniklerde öncelik verilir.</span> Bunlardan ve tüberkülozlu hastalardan yatırılmayanlara yapılan işlemlerle, tavsiye edilen tedaviler, ait oldukları ocak, dispanser veya ilgili kuruluşlara bildirilir.<br />
<br />
Madde 12 – (Değişik: 1/4/2005-2005/8720 K.)<br />
<br />
Poliklinik muayene başlama ve bitiş saatleri baştabiplikçe belirlenerek duyurulur ve belirlenen saatler içerisinde kesintisiz olarak sürdürülür. Polikliniklerde bakılacak günlük hasta adedi branşlara, tabip sayısına ve hizmetin gereğine göre baştabip tarafından tespit edilebilir.<br />
<br />
Poliklinik ve tedavi hizmetleri mesai saatleri dışında ve tatil günlerinde de verilebilir. Bu durumda gerekli düzenlemeler baştabipçe yapılır.<br />
<br />
Uzman tabipler, talebi üzerine poliklinik veya tedavi hizmetlerini yürütmek için aynı ilde olmak kaydıyla çalıştığı kurumdan başka bir sağlık kurum veya kuruluşuna Valilikçe görevlendirilebilir.<br />
<br />
Poliklinikte muayene edilen bütün hastalar kaydedilir. Ağır, acil ve adli vak'aların kuruma müracaat saatleri de mutlaka kaydedilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn.eksisozluk.com/2022/3/7/d/dswgm6nx.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: dswgm6nx.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
<br />
Sağlık sen yayınladığı mesajda Tokat ilinde tüm sağlık çalışanları ve birinci derece yakınlarının MHRS den sıra almasalar dahi başvurdukları gün muayene olabileceklerini söyledi.<br />
<br />
<br />
Bu durum tepki ile karşılandı..<br />
<br />
Peki yönetmelik ne der?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YATAKLI TEDAVİ KURUMLARI İŞLETME YÖNETMELİĞİ<br />
</span><br />
<br />
I - TIBBİ HİZMETLER<br />
<br />
A – PoliklinikHizmetleri :<br />
<br />
Madde 6 – Poliklinikler, ayaktan muayene, tetkik, teşhis ve tedavi hizmetlerinin yapıldığı hastaların yataklı tedavi kurumlarında ilk müracaat üniteleridir.<br />
<br />
Madde 7 – Poliklinik muayenelerinde gizlilik prensiblerine riayet esastır. Burada, halkın gelenek ve ahlak kurallarına saygı gösterilir. Hastalar teker teker muayene edilir. Muayene esnasında poliklinik odasında tıp ve yardımcı tıp meslekleri personelinden başka kimsenin bulunmaması gerekir. Ancak hasta isterse ailesinden biri veya bir yakını bulunabilir.<br />
<br />
Madde 8 – (Değişik birinci fıkra: 1/4/2005-2005/8720 K.) Yataklı tedavi kurumlarında mevcut her klinisyen uzmanın poliklinik hizmeti vermesine yönelik düzenleme yapılarak hastaların hekim seçmesine imkan sağlanır.<br />
<br />
Aynı cerrahi dalda tek uzman tabib olursa; baştabiblikçe bu uzmanın görüşü alınarak ameliyat ve poliklinik günleri ayrılabilir. Bu takdirde poliklinik günü dışında müracaat eden acil vak’alar bekletilmez.<br />
<br />
Kadrolarında diş tabibi bulunan yataklı tedavi kurumlarında diş tabibleri de yukarıdaki hükümlere göre poliklinik yaparlar.<br />
<br />
(Mülga Dördüncü fıkra: 1/4/2005-2005/8720 K.)<br />
<br />
Madde 9 – Baştabibin uzmanlık şubesinde başka bir uzman tabib varsa baştabib poliklinik yapmakta yükümlü değildir.<br />
<br />
Madde 10 – (Değişik: 1/4/2005-2005/8720 K.)<br />
<br />
Eğitim hastanelerinde poliklinik muayeneleri baştabibin düzenleyeceği bir program dahilinde aynı daldaki şef, şef yardımcısı, başasistan ve uzmanlar tarafından yapılır.<br />
<br />
Madde 11 – <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Polikliniklere başvuran hastalara sıra numarası verilir.</span> Muayene buna göre yapılır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff4136;" class="mycode_color">Ağır, acil, yaşlı hastalarla sakatlar ve adli vak'alar için sıra gözetilmez.</span></span><br />
<br />
Adli vak'alara, poliklinikte ve diğer gerekli işlemlerin tamamlanmasında, geçici ve kesin raporların düzenlenmesinde öncelik tanınır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tüberkülozlu hastaların (acil vak'alar hariç) verem savaşı dispanserlerinden sevk edilmiş olmaları icap eder.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayrıca yataklı tedavi kurumlarına, sağlık ocaklarından, koruyucu sağlık hizmeti yapan kuruluşlardan (verem savaş,ana çocuk sağlığı, trahom dispanserleri gibi) sevk edilen hastalarla, daha küçük bir tedavi kurumu, müdavi tabib veya müessese tabibi tarafından tıbbi bir zorunluluk icabı gönderilen hastalara polikliniklerde öncelik verilir.</span> Bunlardan ve tüberkülozlu hastalardan yatırılmayanlara yapılan işlemlerle, tavsiye edilen tedaviler, ait oldukları ocak, dispanser veya ilgili kuruluşlara bildirilir.<br />
<br />
Madde 12 – (Değişik: 1/4/2005-2005/8720 K.)<br />
<br />
Poliklinik muayene başlama ve bitiş saatleri baştabiplikçe belirlenerek duyurulur ve belirlenen saatler içerisinde kesintisiz olarak sürdürülür. Polikliniklerde bakılacak günlük hasta adedi branşlara, tabip sayısına ve hizmetin gereğine göre baştabip tarafından tespit edilebilir.<br />
<br />
Poliklinik ve tedavi hizmetleri mesai saatleri dışında ve tatil günlerinde de verilebilir. Bu durumda gerekli düzenlemeler baştabipçe yapılır.<br />
<br />
Uzman tabipler, talebi üzerine poliklinik veya tedavi hizmetlerini yürütmek için aynı ilde olmak kaydıyla çalıştığı kurumdan başka bir sağlık kurum veya kuruluşuna Valilikçe görevlendirilebilir.<br />
<br />
Poliklinikte muayene edilen bütün hastalar kaydedilir. Ağır, acil ve adli vak'aların kuruma müracaat saatleri de mutlaka kaydedilir.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>